Yılın En Yüksek Bütçeli Filmi Tarihe Geçmek Üzere Battı!
150 milyon dolarlık muazzam bir bütçeye sahip ve başrolünde Kaptan Amerika rolünün sahibi Anthony Mackie ile Oscar ödüllü Ben Kingsley’in bulunduğu bu destansı filmi belki de hiç duymamışsınızdır. Üstelik, tüm zamanların en büyük gişe fiyaskolarından biri olma potansiyeline sahip olduğunu düşününce.
Suudi Arabistan tarafından “Arabistanlı Lawrence”e modern bir yanıt olarak desteklenen ve finanse edilen “Desert Warrior”, bu hafta sonu Kuzey Amerika’daki 1.010 sinemada gösterime girdi ve yalnızca 472.111 dolarlık bir gişe hasılatı elde etti. Bu da sinema başına ortalama (PTA) hasılatın sadece 467 dolar olması demek. Bu oranlar, büyük bir filmin en kötü ABD açılışı ve tarihin en kötülerinden biri olma özelliğini taşıyor. 20th Century’nin Maymunlar Cehennemi serisine yeni bir soluk getiren Rupert Wyatt’ın yönettiği bu son gişe rekortmeni filmden beklediğiniz bir getiri değil.
İşte filmin resmi tanıtımı:
7. yüzyıl Arabistan’ında geçen filmde, Prenses Hind (Aiysha Hart) kaderine karşı çıkar ve acımasız İmparator Kisra’nın (Kingsley) cariyesi olmayı reddeder. Babasıyla birlikte çölde kaçan Hind, merhametsiz bir ordunun peşine düşer ve kendi sırlarını saklayan efsanevi bir haydutun (Mackie) yardımına sığınmak zorunda kalır. Kaçaktan korkusuz bir savaşçıya dönüşen Hind, savaşan kabileleri tarihi sonsuza dek değiştirecek Dhi Qar Savaşı için birleştirir.
Suudi bakış açısıyla değerlendirildiğinde, “Desert Warrior” filminin amacı nettir: Suudi Arabistan’ın yüksek bütçeli film endüstrisini canlandırmak ve ülkeyi Batılı izleyicilere olumlu bir şekilde tanıtmaktır. Ancak “Desert Warrior”, eleştirmenlerden sert eleştiriler almış ve izleyicilerden neredeyse hiç ilgi görmemiştir. Film, Rotten Tomatoes’un Tomatometer’ında yüzde 25’lik bir puan alırken, IMDb’de ise yalnızca 2,1/10 puan aldı. The Hollywood Reporter’dan eleştirmen Frank Scheck, filmi “Suudi bir destanın özenle hazırlanmış bir eziyeti” olarak nitelendirirken, The New York Times’tan Glenn Kenny, filmin prodüksiyon değerini överek, “etrafta koşuşturan atlar ve develer, özenle hazırlanmış kostümler ve setler ile Avrupa, Afrika, Amerika Birleşik Devletleri ve Orta Doğu’dan gelen geniş bir oyuncu kadrosu var” dedi.
Asıl soru şu: Desert Warrior bu kadar büyük bir fiyasko yaşadıktan sonra, Suudi Arabistan’dan Batı’ya yönelik pahalı filmler çıkmaya devam edecek mi? The Daily Telegraph’a göre, Desert Warrior, Suudi Arabistan’ın en büyük yayıncısı MBC’nin bir yan kuruluşu olan MBC stüdyoları tarafından finanse edildi. MBC’nin çoğunluk hissedarı ise ülkenin hükümdarı Veliaht Prens Muhammed bin Selman. Telegraph’ın haberine göre, Veliaht Prens “Hollywood’a kendi oyununda meydan okumak isteyen bir sinema tutkunu” olarak biliniyor; bu nedenle belki de şimdilik planından vazgeçmeyecek gibi görünüyor.
Belki de Desert Warrior’ın kaderi, daha vizyona girmeden belirlenmişti. Bildirildiğine göre, filmin yapımı son derece zorlu geçti; çeşitli paydaşlar tarafından sürekli olarak değiştirildi ve yıldızlarından hiçbiri filmin vizyona girmeden önce tanıtımını yapmadı.
