Sinema & Dizi

Pixar Tarihinin En Karanlık Günü: Oyuncak Hikayesi 2’nin Silinmesi ve Mucizevi Kurtuluşu

Pixar, 28 yıl önce Oyuncak Hikayesi 2’nin dijital dosyalarının yaklaşık %90’ını kaybetti. Bu talihsiz olayın sebebi, bir sistem arızası ya da siber saldırı değil, mühendislerin yıllardır dikkatsizce kullandığı basit bir Unix komutuydu. Sistemdeki tüm verileri onay almadan silen /bin/rm -r -f komutu, 1998 yılında Pixar’da bir çalışan tarafından yanlış bir klasörde yürütüldü.

O zamanlar stüdyonun animasyon altyapısı, yüz binlerce yapım dosyasını barındıran Unix ve Linux sistemlerinden oluşan bir ağda çalışıyordu. Sanatçılar ve teknik personel için paylaşımlı klasörlere geniş izinler verilmişti. Ancak bu özgürlük, basit bir temizlik komutunun yanlış bir yerde çalıştırılmasıyla tüm projeyi tehlikeye atabilecek bir duruma dönüşebiliyordu.

Gözlerinin önünde buharlaşan bir film

Olayın yaşandığı anlarda, filmin teknik yönetmen yardımcılarından Oren Jacob, felaketi ekranında tam olarak izledi. Dosyalar, önce bireysel asset’ler, ardından karakterler ve en sonunda sahneler sırayla silinmeye başladı.

Yıllar süren çalışmalar saniyeler içinde yok olmuştu. Jacob, o anki şoku The Wall Street Journal’a şu şekilde anlattı: “Bir şirketin gözlerinizin önünde buharlaşıp yok oluşuna çok sık tanık olmazsınız.”

Zararı durdurmak için ilk adım, silme işlemini durdurmak için sistemin fişini çekmek oldu. Bu müdahale işe yaradı ama asıl büyük şok B planı devreye girdiğinde yaşandı.

Sessizce iflas eden yedekleme sistemi

Pixar’ın, bu tür felaketler için geliştirdiği yedekleme sistemi maalesef çalışmıyordu; kimse bunu o güne kadar fark etmemişti. Pixar’ın kurucu ortaklarından Ed Catmull, bu trajikomik durumu daha sonra kitabında, “Veri kayıplarından kurtulmamız için oluşturduğumuz mekanizmanın kendisi çökmüştü.” şeklinde dile getirdi.

Elde kalan parçalarla filmi yeniden yapılandırmak aylar sürebilir ve stüdyonun böyle bir vaktinin olmadığını belirtmek zorundaydı. Üstelik Oyuncak Hikayesi 2’nin doğrudan CD formatında değil, sinemalarda vizyona girmesi kararlaştırılmıştı; bu da finansal ve yaratıcı beklentileri oldukça artırmıştı. Elde edilecek bir erteleme, Pixar için yıkıcı olabilirdi.

Şirket yönetimi, suçluyu bulmaya çalışmak yerine doğrudan çözüme odaklandı. Catmull, “Filmin, yanlış dizinde komut yazan biri yüzünden silindiğini biliyorduk. Bunu kimin yaptığı ya da yaptığının farkında olup olmadığını bilmiyorduk ama bunun hiçbir önemi yoktu,” diyerek esas meselenin filmi kurtarmak olduğunu vurguluyordu.

Günü kurtaran evden çalışma sistemi

Çözüm, stüdyonun dışındaki, oldukça uzaktaki bir bilgisayardaydı. Filmin teknik süpervizörü Galyn Susman, hamileliği nedeniyle evden çalışabilmek için kendine bir sistem kurmuştu. Şirketin resmi yedekleme planının parçası olmasa da, Susman stüdyodaki dosyaları düzenli olarak evindeki makineye kopyalayarak projeye katkıda bulunuyordu.

O bilgisayar, filmin bozulmamış tek kopyasına ev sahipliği yapıyordu. Susman ve Jacob hemen harekete geçerek bilgisayarı teslim aldılar. Bilgisayar, standart bir cihaz gibi değil, dünyanın en kırılgan ve değerli tarihi eseriymişçesine büyük bir özenle araca yüklenip Pixar’a geri getirildi.

Sistem stüdyoda açıldığında, şirketin milyon dolarlık sunucularının yapamadığını başardı ve filmin eksiksiz kopyasını geri kazandırdı.

Modern altyapılara ilham veren bir kriz

Kıl payı atlatılan bu kriz sonrasında Pixar, filmi olduğu gibi vizyona sokmak yerine son bir yıl içinde kapsamlı bir yaratıcı revizyona gitti. Catmull bu süreci sinematik bir kalp nakli olarak tanımlıyor.

Filmin kurtarıcı Galyn Susman ise hâlâ projenin arkasında duruyor ve şöyle ekliyor: “Şahsen, Oyuncak Hikayesi 2’nin tüm serinin en iyi filmi olduğunu düşünüyorum.”

Stüdyonun yapım sürecindeki bebeklerden biri, Susman’ın oğlu Eli’nin adı film jeneriğinde yer alıyor. Ancak bu isim, filmdeki diğerlerinden çok daha derin bir anlam taşıyor. Zira Eli’nin doğumu için kurulan basit ev sistemi, nihayetinde tüm bir filmi, hatta belki de devasa bir stüdyoyu ipten aldı.