Sinema & Dizi

Kurtuluş Projesinin İncelenmesi

Kurtuluş Projesi İncelemesi

Hollywood, uzun zamandır “blockbuster” olarak adlandırılan gişe canavarı filmler üretme konusunda sıkıntılar yaşıyor. Bu durumu süper kahraman filmleri veya yeni nesil izleyicilerin taleplerine bağlayabilirsiniz. Ancak, sektör geçmişte Geleceğe Dönüş, Gremlinler, Rocky ve Ölümcül Silah gibi klasik eserler yaratmakta zorlanıyor.

Geçtiğimiz sezondan Günahkarlar, F1 ve Savaş Üstüne Savaş gibi filmler durumu az da olsa değiştirmiş olabilir, ama izleyiciyi büyüleyen yapımların sayısı hâlâ azalıyor. İşte bu ortamda vizyona giren Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary), eğer yaşınız el veriyorsa, geçmişten o samimi ve etkileyici sinematografiyi yeniden yaşamanızı sağlayacak bir yapım.

Son kalan şey…umut!

Hatırlarsanız, Ridley Scott’ın 2015 yılında Andy Weir’in romanından uyarladığı Marslı da benzer bir etki yaratmıştı. Kurtuluş Projesi’nin aynı hissi vermesi şaşırtıcı değil, çünkü Andy Weir, bu filmin uyarlaması olan aynı isimli romanın yazarı. Ancak, bu sefer uyarlamanın başında Scott değil, 2014’te Liseli Polisler 2 ile dikkat çeken, ardından Spider-Verse animasyonunun yapımcıları Phil Lord ve Christopher Miller var.

Kurtuluş Projesi, umut üzerine bir hikaye. Mikroskopik bir organizma Güneş’i enfekte etmeye başlar ve bu, Dünya için yeni bir buzul çağı, yani insanlığın sonunu getiriyor. Uluslararası bir yetkili olan Eva Stratt (Sandra Hüller), bu sorunu çözebilecek bir bilim insanı arıyor ve onu bir okulda öğretmenlik yaparken buluyor. Ryland Grace adlı isteksiz kahraman, sosyal yetenekleri zayıf biri ve nasıl olursa olsun bu görevi kabul edip üç kişi olarak uzaya çıkıyor. Ardından, kendini hafızasını büyük ölçüde kaybetmiş yalnız bir halde buluyor.

Kurtuluş Projesi, açıkça ana teması olan umutla görkemli bir gişe filmi olarak dikkat çekiyor. Film, titizlikle seçilmiş bir kadro gerektiren bir yapım. Phil Lord ve Christopher Miller, romanın hayranlarının tüm kaygılarına rağmen büyük bir başarı sergilediler. Grace karakterinde Ryan Gosling, bu şaşkın ve biraz sakar adam için mükemmel bir tercih. Benzer şekilde, Düşüşün Anatomisi (An Anatomy of a Fall) ve İlgi Alanı (Zone of Interest) ile kendini kanıtlamış Alman aktris Sandra Hüller, etik sınırları aşabilen ve zor kararlar vermek zorunda kalan karakteri son derece ikna edici bir şekilde canlandırıyor.

Grace ile olan ilişkilerini o kadar samcane işlemişler ki, iki buçuk saat süren filmden kopmak neredeyse imkansız.
Uzay taşları.

Kıyametin eşiğinde dostluk

Yönetmenler Lord ve Miller, hikayeye dâhil olan başka bir gezegenden gelen karakterin Grace ile ilişkisini o kadar içten işlemiş ki, iki buçuk saat süren filmden kopmanız neredeyse mümkün değil. İkilinin zarif başarısı, bu iki karakterin arasındaki ilişkinin ve ortak hedefe ulaşmak için verdikleri mücadelenin zorluğunda bariz bir şekilde görülüyor. Evet, bazı anlarda gereksiz esprilerle biraz dudak bükülse de, genel olarak daha duygusal anları izleyiciye geçirebilmek için ağırdan alınan sahnelerle denge kurulmuş.

Teknik mükemmeliyet

Filmin görsel etkisi de göz ardı edilemez. Sanat ve teknik ekipler, ödül sezonunda öne çıkacak gibi görünüyor. Özellikle set tasarımcısı Charles Wood ile görsel efekt uzmanları Paul Lambert ve Mag Sarnowka, farklı gezegenler ve geniş uzayın ürpertici boşluğuyla birlikte göz alıcı gemi tasarımları sunarak muazzam bir görsel tatmin sağlıyor. Bu nedenle, eğer fırsatınız varsa filmi IMAX formatında izlemenizi öneririm.

Kurtuluş Projesi sadece teknik ve oyunculukla değil, aynı zamanda anlatım gücüyle de öne çıkıyor. Uzayın ortasında, “Rocky” adını verdiği bir uzaylı ile kurduğu ilişki ve korkunç olaylara verdikleri tepkiler, o kadar gerçekçi bir şekilde işleniyor ki, izleyici kendisini benzer bir izolasyon durumunda “ben neler yapardım” sorusunu sorarken buluyor. Başlangıçta sadece işaretlerle yapılan iletişim, Grace’in geliştirdiği ses modülü ile çok daha derin bir etkileşime dönüşüyor. Duygusal açıdan doğal bir neşe, yer yer karamsarlık ve hüzün, bu heyecan verici uzay macerasının temel unsurlarını oluşturuyor. İşin güzel yanı, Marslı filminde olduğu gibi romandaki detaylı bilimsel unsurlar anlaşılır hale getirilmiş, ve kahramanlarımız sürekli değişen bu karmaşık süreçte izleyicinin ilgisini çekerken etkileyici bir yolculuğa davet ediyor. Ryan Gosling’in, karakterinin endişe ve acısını mizahi bir dille anlatabilmesi ve Rocky’i seslendiren James Ortiz’in etkileyici performansı büyük katkı sağlıyor.


Kurtuluş Projesi, baştan sona büyüleyici bir uzay filmi. Bilim kurgu türünün son yıllardaki en güçlü örneklerinden biri olarak, iki karakterin arasındaki bağ ve umut temasını kaotik bir gerçeklik içinde ustaca işliyor. Heyecan, hüzün ve sağlam aksiyon anlarının iç içe geçtiği, “işte gerçek bir gişe filmi” dedirten etkileyici bir yapım.