“74 Ülkede Zirveye Yerleşti! 16 Milyon İzlenme ile Netflix’i Sarsan Gerilim Filmi Neden İkiye Bölüyor?” – Haberler
Russell Crowe ve Jacob Tremblay’i bir araya getiren gerçek suç gerilim filmi ‘Unabomber’, 16 milyondan fazla izleyici ile dünya genelinde hit olmayı başardı fakat eleştirmenler tarafından olumlu puanlar alamadı.

Dünyanın en tanınmış dijital yayın platformu Netflix, her hafta kütüphanesine kattığı yeni yapımlarla devasa bir içerik arşivi oluşturmayı sürdürüyor. Bu yoğun içerik akışının arasında bazı yapımlar sessizce kaybolurken, bazıları ise yayınlandıkları ilk anda büyük bir ilgi uyandırıyor. İşte tam da bu ikinci gruba dahil olan, gerçek olaylardan esinlenen yeni bir gerilim filmi şu anda ekranlarda adeta hakimiyet kurmuş durumda. Yayına girdiği ilk üç gün içinde tam 16,4 milyon izleyiciye ulaşan yapım, Türkiye de dahil olmak üzere toplamda 74 ülkede “Netflix’in 1 numarası” unvanını elde etti. Bahsedilen film, son dönemin en çok konuşulan suç biyografisi olan Unabomber.
Harvard Mezunu Bir Dahiden Karanlık Bir Efsaneye: Ted Kaczynski Kimdir?
“Unabomber”, Amerika Birleşik Devletleri’nin tarihindeki en karmaşık ve uzun soluklu insan avlarından birisini merkezine alan “Ted Kaczynski”nin ürkütücü gerçek hikayesini beyazperdeye taşıyor. Yaklaşık yirmi yıl boyunca gönderdiği el yapımı bombalarla tüm ülkeyi korkutan Kaczynski, zekası ve yakalanması zor planlarıyla güvenlik yetkililerini peşinden sürüklemişti.
Filmde Ted Kaczynski karakterine, rol aldığı Room ile dikkat çeken ve ardından hit komedi filmi Good Boys’da yeteneğini sergileyen genç yıldız Jacob Tremblay hayat veriyor. Netflix yapımı film, parlak bir matematik öğrencisi olarak Harvard’da adını duyuran genç bir dahinin, nasıl ülkenin en çok aranan teröristine dönüştüğünü ele alıyor. Hikaye, Kaczynski’nin karanlık zihinsel dönüşümünü gözler önüne sererken, FBI’ın yıllar süren çabası ve takip sürecini paralel anlatımla aktarıyor.
Yıldızlarla Dolu Kadro ve Büyük Beklentiler
Senaryosu Sam Chalsen ve Nelson Greaves tarafından yazılan Unabomber, yönetmeniyle de sinemaseverlerin dikkatini erken çekmeyi başarmıştı. Filmin yönetmen koltuğunda, başyapıt olarak kabul edilen spor draması “Borg/McEnroe” ile tanınan Danimarkalı yönetmen Janus Metz Pedersen oturuyor. Yönetmenin biyografik öykülerdeki psikolojik derinliği başarıyla yakalama becerisi, bu projeye olan heyecanı da arttırmış durumda.
Ayrıca, filmin oyuncu kadrosu tam anlamıyla bir yıldızlar geçidi. Başroldeki Jacob Tremblay’e usta aktör Russell Crowe eşlik ederken, kadroda Annabelle Wallis gibi ekran karizmasına sahip öne çıkan isimler de yer alıyor. Böyle güçlü bir yönetmen vizyonu, tarihteki en merak uyandıran gerçek suç vakalarından biri ve birinci sınıf bir oyuncu kadrosu birleşince, beklentilerin yüksek olması oldukça doğal.
İzlenme Sayıları Zirvede Ama Eleştiriler Sert: Seyirciyi Hayal Kırıklığı mı Bekliyor?
Kâğıt üzerinde ‘Unabomber’, Netflix’in bu yılki en prestijli ve en başarılı projelerinden biri olabilmek için gerekli tüm unsurlara fazlasıyla sahipti. Fakat filmin yayınlanmasının ardından ortaya çıkan durum, sinema tutkunlarının umutlarını kısa sürede zedeleyebilir. Zira yapım, izleyicilerden ve sinema eleştirmenlerinden beklenen olumlu geri dönüşleri almakta güçlük çekti.
Eleştirmenlerin değindiği başlıca nokta, filmin bu kadar etkileyici ve derin bir gerçek hayat hikayesini, türün bilinen kalıplarını aşamayan, formüle dayalı bir anlatımla sunmuş olması. Russell Crowe ve Jacob Tremblay’in oyunculuk performansları ilgiyle izleniyor olsa da, hikayenin dramatik temposu ve senaryonun derinlikten uzak kararları en fazla eleştirilen unsurlar arasında öne çıkıyor.
Rakamlar Büyük Ama Bu Rüzgar Ne Kadar Sürer?
Olumsuz eleştirilerin ve izleyiciler arasındaki olumsuz yorumların filmin önümüzdeki haftalardaki performansını nasıl etkileyeceği zamanla görülecek. Ancak, mevcut tablo göz önüne alındığında, ilk hafta sonunda elde edilen 16,4 milyon izleyici sayısı Netflix için oldukça tatmin edici bir durum. Algoritmalar ve listeler açısından önemli bir başarı elde edilmiş olsa da, sinema sanatı açısından akıllarda kalıcı bir iz bırakıp bırakmayacağı şimdiden tartışma konusu haline geldi.
