Modern Çağın Yeni Mahremiyet Sorunu: Akıllı Gözlükler” başlığını şu şekilde yeniden yazabiliriz: “Akıllı Gözlükler: Modern Çağın Mahremiyet Problemi

Gizlilik meselelerine rağmen, Meta’nın akıllı gözlükleri hızla popülerleşiyor. Şirket, 2025 yılında yaklaşık 7 milyon akıllı gözlük satmayı hedefliyor. Bu sayı, 2023 ve 2024 yıllarındaki toplam satışların neredeyse üç katına eşdeğer.
Ancak cihazların reklam kampanyasındaki kullanım amacının ötesinde pek çok sorun var. Sosyal medyada bazı kullanıcıların gözlükleri kadınlara taciz etmek, izinsiz etkileşimleri kaydetmek ve bu görüntüleri içerik olarak paylaşmak amacıyla kullandığına dair örnekler ortaya çıkmıştır. Plajlarda kadınların kaydedilmesi, barlar ve üniversite çevrelerinde insanların hedef alınması gibi olaylar da rapor edilmiştir.
Gözlüklerin kayıt ışığı da tartışmanın parçası
Meta, gözlüklerin kayıt yaptığını belirten LED ışığın mevcut olduğunu ve bu ışığın kapatılamadığını öne sürüyor. Ayrıca bu ışığın fiziksel olarak kapanması veya bozulan bir sistemin de kameranın kayıt yapmasını engellediğini açıkladı.
Ancak bazı kullanıcıların bu sistemi aşabildiği görülüyor. Ghost Metas adlı bir işletme, Meta gözlüklerindeki kayıt LED’lerini devre dışı bırakmak için cihazlarda fiziksel değişiklikler yapmaktaydı. İşletmenin sahibi, yaklaşık 100 gözlük üzerinde çalışmalar yaptığını ve her bir işlem için 15-20 dakika sürdüğünü belirtti. Meta’nın güncellemesinin ardından bu işe ara verdiğini söylese de, modifikasyon yapmaya devam eden kişiler yeni modellerde yöntemin hâlâ geçerli olduğunu iddia etti. Bir gazeteci, kayıt ışığını yalnızca 2 dolarlık bir çıkartma ile devre dışı bıraktığını bildirdi.
Çalışanlar da izleniyor
Akıllı gözlüklerin temel oluşturduğu sorunlardan bir tanesi de ofislerde yaşanıyor. Burada gerekli olan şey, çalışanların kayıt işlemlerine karşı çıkmasının iş hayatlarını riske atabilmesidir. Müşteri veya yöneticinin kayıt yaptığı durumlarda çalışanlar, iş güvencesi nedeniyle itirazda bulunmakta zorluk çekiyorlar. Ayrıca pek çok iş yerinde bu yeni cihazların kullanımı hakkında net yönetmelikler henüz mevcut değil.
Diğer yandan, kamera özelliklerine sahip akıllı gözlüklerin kullanımı, çalışanlarla birlikte müşterilerin isimleri, e-posta adresleri ve kredi kartı bilgileri gibi hassas verilerini de tehlikeye atıyor.
Bu sorun, yalnızca ofis çalışanları, mağaza çalışanları veya sokaktaki sıradan insanlar ile sınırlı değil. Gözlükler, konserlerde veya sinema filmlerinin kaydedilmesinde de kullanılıyor. Bu nedenlerle İngiltere, sinema salonlarında Meta’nınkiler gibi akıllı gözlükleri yasaklamayı değerlendiriyor.
Gelecek daha da sıkıntılı

Gizlilik tartışmasının bir sonraki aşamasını ise yüz tanıma teknolojisi oluşturabilir. New York Times’ın aktardığı 2025 tarihli bir Meta Reality Labs belgesinde, akıllı gözlükler için “NameTag” adı verilen bir yüz tanıma özelliğinden bahsedilmiştir. Meta, daha sonra bunun tüketicilere sunulmadığını belirtti.
Wired tarafından Haziran ayında gerçekleştirilen bir incelemede, NameTag’e ilişkin kodların Ocak 2026’da Meta gözlüklerine ekleneceği ortaya çıkmıştır. Bu kod, gözlüklerin gördüğü yüzleri biyometrik olarak kaydetmeye yönelik bir sistemin temelini oluşturuyordu. Meta, bu durumun ortaya çıkmasının ardından kullanılmayan kodu kaldırdı.
Daha yakın tarihlerde Meta’nın gözlüklerin görüntüdeki kişileri tanıyarak bu kişiler hakkında öne çıkan görüntüler oluşturmasına yönelik bir patent başvurusu yaptığı yönünde haberler çıkmıştır. Şirket şu anda böyle bir özelliğin tüketicilere sunulmadığını ve herhangi bir nihai karar alınmadığını belirtmektedir.
Yasalar teknolojiye yetişemiyor
Uzmanlara göre gizlilik yasaları ve iş yeri politikaları, akıllı gözlüklerin getirdiği yeni sorunlara ayak uydurmakta zorlanıyor. Meta ise taciz amacıyla üretilen içeriklere karşı çeşitli önlemler aldığını ifade etmektedir. Instagram, insanları istismar eden veya taciz eden videoların kaldırılacağını belirtirken, Meta da bu açıdan binlerce içeriğin kaldırıldığını rapor etmektedir.
Ancak akıllı gözlüklerin yaygınlaşmasıyla gizlilik önlemleri ile insanların gerçek yaşamlarındaki deneyimleri arasında bir uçurum oluşmaktadır. Google, Samsung ve Apple gibi şirketlerin de benzer teknolojiler üzerinde çalıştığı göz önüne alındığında, bu tartışmanın daha da büyümesi beklenmektedir.
Telefonla yapılan bir çekimde kamerayı fark etmek görece daha kolayken, gözlüklerin nerede baktığını anlamak çok daha zor. Bu nedenle tartışmanın tam merkezinde insanların kamusal alanlarda ne zaman ve nasıl kaydedildiğini bilme hakları olmaktadır.
Kaynakça
https://www.theguardian.com/technology/2026/aug/20/piracy-fears-prompt-calls-for-ban-on-meta-smart-glasses-in-uk-cinemas
https://www.theguardian.com/technology/ng-interactive/2026/aug/19/meta-glasses-privacy-surveillance
https://www.theverge.com/report/982414/meta-glasses-work-surveillance-labor-security

