FacebookTeknoloji Haberleri

Honda’nın Beyaz Boya Krizinde Yeni Gelişme: Mahkeme Görüş Değiştirdi

Honda'nın beyaz boya krizinde yeni perde: Mahkeme görüş değişti
Japon otomobil üreticisi Honda’nın 2013’ten beri birçok modelinde görülen beyaz boya sorunu, ABD mahkemesinin yeni kararı ile tekrar gündeme geldi. Yıllardır “kozmetik” olarak nitelendirilen sorun, mahkemenin güncel kararı ile araçların yapısal bütünlüğünü etkileyebilecek bir durum olarak kabul ediliyor.

Hukuki süreç aslında 2024 yılında başladı. İlk davada mahkeme, boya dökülmesi ve soyulmasını kozmetik bir sorun olarak değerlendirip Honda lehine karar vermişti. Ancak yeni süreçte mahkeme, bu durumun yalnızca estetikle sınırlı olmadığını ve araçların yapısal bütünlüğünü etkileyebileceği iddialarını dikkate aldı. Dış koruyucu tabakanın zarar görmesi, metalde korozyona yol açarak gövde dayanıklılığını negatif etkileyebilir.

Honda'nın beyaz boya krizinde yeni perde: Mahkeme görüş değişti

Tam Boyutta Gör





Etkilenen modeller

Mahkeme belgelerinde, Honda’nın bu sorun hakkında 2012 yılından beri bilgisi olduğu ancak bunu müşterilerden gizlediği iddia ediliyor. Dava dilekçesinde farklı beyaz tonlarına sahip en az beş farklı Honda ve Acura modelinin adı geçiyor:

  • Acura MDX
  • Honda Odyssey
  • Honda Pilot
  • Honda Fit
  • Honda HR-V

Honda'nın beyaz boya krizinde yeni perde: Mahkeme görüş değişti

Tam Boyutta Gör





Zaman aşımı engeli de kalktı

Diğer taraftan, Honda’nın davayı zaman aşımı sebebiyle sonlandırma çabaları mahkeme tarafından reddedildi. Hakim, yasal sürenin aracın satın alındığı tarihten değil, kusurun araç sahibi tarafından fiilen fark edildiği tarihten itibaren başladığına karar verdi.

Honda'nın beyaz boya krizinde yeni perde: Mahkeme görüş değişti
Araç sahipleri, boyanın kullanım ömrü dolmadan çok önce kabarmaya ve büyük parçalar halinde dökülmeye başladığını bildiriyor. Eğer davacılar, Honda’nın bu durumdan haberdar olup bunu sakladığını kanıtlarsa, üretici yalnızca boya onarımıyla kurtulamayabilir. Şirketin büyük miktarda para cezası ve hukuki yaptırımlarla karşılaşabileceği öne sürülüyor.