Apple’ın Siri ve Epic Üzerindeki İkili Dava Baskısı
Çifte dava Apple hisselerinde büyük zarar iddiasını gündeme getirdi
Davacılar, Apple’ın Haziran 2024’teki bir konferansta Siri’ye entegre edilmesi planlanan iki gelişmiş yapay zeka özelliklerinin zamanlaması konusunda yatırımcıları yanılttığını savunuyor. İddiaya göre, şirket bu özelliklerin beklenenden daha uzun süreceğini ve bunun iPhone 16 satışlarını olumsuz etkileyebileceğini biliyordu, ancak kamuyla farklı bir bilgi paylaştı. Apple, mahkemeye sunduğu savunmada bu iddialara karşı somut bir kanıt bulunmadığını belirtti ve ürün geliştirme takviminin zamanla değişebileceğini vurguladı.
Şirket, Mart 2025’te Siri’nin bazı güncellemelerinin erteleneceğini açıkladı. CEO Tim Cook, iki ay sonra yaptığı açıklamada daha kişiselleştirilmiş bir Siri geliştirmenin beklediklerinden biraz daha uzun sürdüğünü ifade etti. Bu durum, yatırımcı beklentileri ile şirketin geliştirme gerçekleri arasındaki farkı yeniden gündeme getirdi. Akıllı telefon pazarında yapay zeka özellikleri artık donanım kadar önemli bir unsur halini alırken, bir sesli asistanın yetenekleri de cihazın genel değer önerisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Siri’deki gecikmeler, iPhone 16 satış beklentileriyle ilişkili olarak davanın finansal boyutunu büyütüyor.
Davanın ikinci kısmı ise Epic Games tarafından açılan ve 2021’de sonuçlanan rekabet davasına dayanıyor. Bu davada verilen geçici tedbir kararı, Apple’ın uygulama geliştiricilere kullanıcıları harici ödeme bağlantılarına yönlendirme imkanı tanımasını gerektiriyordu. Bu düzenleme, App Store üzerinden yapılan alımlarda uygulanan yüzde 30 komisyon oranının etkisini azaltacak bir mekanizma olarak görülüyordu. Apple, yeni prosedürler geliştirdiğini ancak bunların kusursuz olacağına dair herhangi bir garanti vermediğini belirtti ve büyük ölçekli platform işletmeciliğinde düzenleyici kararların uygulanmasının teknik ve hukuki karmaşıklıklar içerdiğine dikkat çekti.
Epic davasına bakan yargıç, Apple’ın bazı harici satışlar için yüzde 27 komisyon alan yeni bir sistem oluşturmasını eleştirmişti. Aralık ayında federal bir temyiz mahkemesi, yaptırımların bir kısmını bozarak sürecin hukuki açısından henüz tamamen kapandığını göstermiştir. Hissedarlar ise Apple’ın geçici tedbirlere tam olarak uyum sağlamadığı konusunda piyasaya yeterince bilgi vermediğini ve bunun hisse fiyatlarındaki dalgalanmalara neden olduğunu savunuyordu.
Apple ise savunmasında, 2025 yılı boyunca hisse fiyatlarında iniş çıkışlar yaşandığını ve bunun global ekonominin durumuyla sektör genelindeki zorluklardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Şirket, geçici fiyat düşüşlerinin doğrudan menkul kıymet dolandırıcılığıyla ilişkilendirilmesinin temelsiz bir atılım olduğunu savundu.
Davaya, yaklaşık 1 trilyon dolarlık varlığıyla dünyanın üçüncü büyük emeklilik fonu olduğu belirtilen Güney Kore Ulusal Emeklilik Servisi öncülük ediyor. Fonun ve diğer hissedarların avukatları kamuya ek bir açıklama yapmadı. Kurumsal yatırımcıların bu tür davalardaki rolü, şirketlerin bilgi paylaşım yükümlülüklerinin nasıl şekillendiği üzerinde etkili olabilir. Mahkemenin davayı kabul edip etmeyeceği, yalnızca Apple için değil, yapay zeka vaatleri ve platform komisyon modelleri üzerinden değerlenen diğer teknoloji şirketleri için de emsal niteliği taşıyabilir.
