Yeni “Game of Thrones” Dizisi “A Knight of the Seven Kingdoms” ile Zirveye Çıkan O İkonik Sahneler!
“A Knight of the Seven Kingdoms”, devasa ejderha savaşları yerine karakter odaklı anlatımıyla “Game of Thrones evreninin en iyi işi” olmaya aday. İşte ilk bölümden dizinin farkını ortaya koyan detaylar…

George R.R. Martin’in “Dunk ve Egg” hikayelerinden uyarlanan A Knight of the Seven Kingdoms, House of the Dragon’ın ardından gelen ikinci spin-off projesi olarak, Westeros’un çok daha farklı, daha samimi ve muhtemelen daha “insani” bir yüzünü göstermeye hazırlanıyor. Dizinin prömiyerinden öne çıkan ve yapımın kalitesini kanıtlayan 5 önemli sahneyi analiz ettik.
Diziyi diğerlerinden ayıran o anlar:
Ashford Sandalyesi: Korku ve Mizahın Dengesi

HBO Max
Dunk’ın turnuvaya katılmak üzere Ashford kasabasının kahyası Plummer ile görüştüğü sahne, dizinin tonunu belirleyen anlardan biridir. Plummer’ın Dunk’ı korkutmak için anlattığı “Ashford Sandalyesi” hikayesi ve ardından bunun sadece bir şaka olarak gülmesi, dizinin Game of Thrones’un o karamsar tonundan ayrıldığını ve daha hafif ama zeki bir mizah anlayışına sahip olacağını gösteriyor.
“O” Ağaç Sahnesi: Gerçekçilik ve Beklenmedik Anlar

HBO Max
Ramin Djawadi’nin epik müziği yükselirken izleyici kahramanca bir an bekler, ancak sahne Dunk’ın bir ağaç arkasında ihtiyaç gidermesiyle kesilir! Bu “kaba” fakat gerçekçi an, dizinin sadece krallar ve ejderhalar hakkında değil, aynı zamanda sıradan insanların, bedensel ihtiyaçların ve günlük yaşamın da hikayesi olacağını sinyal ediyor. Kan ve vahşet yerine günlük yaşamın doğal akışına odaklanan bir Westeros ile karşı karşıyayız.
“Güler Yüzlü Fırtına” ile Dans

HBO Max
Serinin en sevilen karakterlerinden Lyonel Baratheon (Güler Yüzlü Fırtına) ile Dunk’ın tanışma sahnesi, aristokrasi ve halk arasındaki uçurumu kapatıyor. Lyonel’in çadırında geçen, gerginlikle başlayan ve kahkahalarla keyifli bir dansla sona eren akşam yemeği, Game of Thrones evreninde daha önce görmediğimiz bir dostluk örneği sunuyor.
Dunk ve Egg’in Dostluk Yemini

HBO Max
Dizinin kalbi kesinlikle Dunk ve Egg arasındaki ilişki. İlk bölümün sonunda Dunk’ın, kendisine yaverlik yapmak isteyen küçük Egg’e (aslında kim olduğunu biliyoruz!) verdiği “Sırtında giysi, karnında yemek olacak” sözü, ikilinin efsanevi yolculuğunun başlangıcını simgeliyor. Bu sahne, dizinin büyük politik entrikalardan ziyade, iki karakterin birbirine duyduğu sadakat üzerine kurulacağını gösteriyor.
Hayatın İçinden Karakterler

HBO Max
Westeros’ta genellikle “kullanılan bedenler” olarak tasvir edilen hayat kadınları, bu dizide ilk kez gerçek karakterler olarak derinlik kazanıyor. Dunk’ın onlarla kurduğu insani iletişim ve aralarındaki diyaloglar, Martin’in evrenindeki “sıradan” insanların da en az lordlar kadar hikaye içinde yer alacağını gösteriyor.
A Knight of the Seven Kingdoms, ejderhaların gölgesinde kalmış küçük insanların büyük hikayesini HBOMax’te anlatmaya başladı bile.
