Sinema & Dizi

Peacemaker 2. Sezon: Bölüm 1-5 İncelemesi

Peacemaker 2. Sezon İnceleme (Bölüm 1 – 5)

DC Genişletilmiş Evreni, James Gunn ve Peter Safran’ın yeni DC Evreni’ne geçiş yapmadan önce izleyicilerin büyük ilgi gösterdiği bir yapım olan Peacemaker ile son bulmuştu. Dizi, açılış jeneriğinden hikayesine ve her karakterin kendine özgü şakalara kadar büyük beğeni topladı. Ama DC’de her şey değişti, Genişletilmiş Evren sona erdi ve DC Evreni için yeni bir sayfa açıldı.

Peacemaker Olmak Kolay Değil

Peacemaker 2. Sezon, bahsedemeyeceğim yeni bir başlangıca sahip. İlk kez izlerken, ilk sezonun jeneriğini özlemle aradım ama bölümler ilerledikçe 2. Sezon introsunun da en az bir o kadar etkileyici olduğunu fark ettim; buna yeni şarkı da dahil.

Hikaye tam da bıraktığımız noktadan devam ediyor. Peacemaker (John Cena), Adebayo (Danielle Brooks), Adrian (Freddie Stroma), Emilia (Jennifer Holland) ve Economos (Steve Agee) ile birlikte dünyayı büyük bir tehditle karşı karşıya bırakmadan kurtardı. Ancak Adebayo, annesi Amanda Waller’ın gizli sırlarını açığa çıkardığı için ekip, hemen hemen tüm resmi kurumlar tarafından dışlanmış durumda. İş bulmakta zorlanıyorlar, kimse projelerine katılmak istemiyor ve ailevi meselelerle de karşı karşıyalar. Yani Peacemaker’ın dünyasında işler, tanıdık aksilikleriyle devam ediyor.

Ayrıca, Amanda Waller görevden alındığı için ARGUS’un başında Rick Flag Sr. (Frank Grillo) bulunuyor ve oğlu için yas tutuyor. Malum, Peacemaker oğlu bu dünyadan alan kişi. Kısacası, Peacemaker sürekli gözetim altında, peşinde ajanlar var ve zihni hala Emilia’da. Aşkını kazanmak için çırpınıyor. İşte, Peacemaker 2. Sezonu, bu karmaşıklık içinde başlıyor.

Bazı Şeyler Yerli Yerinde…

Başından söyleyeyim, evet, yeni sezon da (en azından ilk beş bölüm) özlediğimiz absürt ve sivri tonu hala barındırıyor. Şiddet unsurları her zamanki gibi yüksek, bel altı espriler ve göndermeler ise tam yerinde. Ayrıca ekibe yeni katılan karakterler de var. Bunlardan ilki, ARGUS bünyesinde çalışan Sasha Bordeux (Sol Rodriguez). Hırslı ve inatçı birine benziyor. Diğer yeni karakter ise, bu beş bölüm içinde favorim olan Langston Fleury (Tim Meadows). Kural tanımayan, kötü esprilerin ustası ve kuş körlüğü ile dolu. O ne olduğu sorusunu merak ediyorsanız, diziyi izleyin ve bolca gülün derim.

İŞ GÖRÜŞMESİ SAHNESİ DİZİNİN YÜKSELDİĞİ ANLARDAN BİRİ

Peacemaker 2. Sezon hikaye olarak basit bir yapıya sahip ve açıkçası ilk sezonun sunduğu karmaşık anlatıdan biraz geride kalıyor. Peacemaker, travmalarıyla yüzleşmeye çalışan ve kendini dönüştürmek isteyen, depresif bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Hayatı, beklediği gibi gitmediği için içki ve dağınıklıkla baş etmeye çalışıyor. Bir gün, babasından kalan odada Eagly’yi avlamaya çalışırken, şans eseri kendini bambaşka bir evrende buluyor. Orası, her şeyin istediği gibi gittiği bir yer. Seviliyor, insanlar ona tapıyor, saygı gösteriyor ve başarılarıyla sık sık medyada yer alıyor. Hatta, çocukluğunda hiç sevgi görmemiş, travmalarla dolu bir Peacemaker için burası gerçek bir cennet.

Eagly’nin bu sezondaki rolü genişliyor

Unutmayın, ilk beş bölümü izlerken en büyük endişem, fragman aracılığıyla öğrendiğimiz bu alternatif evren temasının Peacemaker evrenini tamamen değiştirebileceğiydi. Neyse ki dizi, en azından şimdilik böyle bir yola girmiyor ve dengeli bir anlatı sunuyor. Benim gibi, dizinin ilk sezonundaki her şeyin yok olmasından korkanlar için sıfır bir tehdit var gibi görünüyor.

…Ve Bazıları da Kaybolmuş

Öte yandan, ilk beş bölüm itibarıyla eksik olan bazı unsurlar var. İlk sezon, absürt, vahşi ve çılgın bir Peacemaker dünyasını tanıtmıştı. Jenerik, esprilerin derinliği ve karakterlerin tutkulu detaylarıyla doluydu. Ancak 2. Sezon, özellikle ilk iki bölümde yavaş bir başlangıç yapıyor ve sezonun ana özelliği olan alternatif evren hikayesini açıklamaya odaklanıyor. Bu ağır ilerleyiş, yine de güçlü esprilere ve Justice Gang gibi konuklarla sıkıcı olmaktan uzak kalıyor. Hatta Peacemaker’ın iş görüşmesine gittiği ve eleştirildiği anlar oldukça eğlenceliydi. Ancak bu yavaş anlatım tarzı diğer bölümlere de sarkan bir etki yaratıyor.

YENİ JENERİK DE HÂLÂ HARİKA!

Tüm ekip büyük sorunlar ve hayal kırıklıkları içinde, aslında basit bir anlatı üzerinden ilerliyor; Peacemaker’ın gerçek anlamda mutlu olabileceği bir yer var mı? Ancak bunu 5 bölüme yaydıkları için, bazen ‘acaba sıradaki ne olacak?’ düşüncesiyle bulabiliyorsunuz kendinizi. James Gunn’ın senaryosu, ilk sezon ile karşılaştırıldığında biraz geride kalmış gibi. Tabii, son üç bölümü henüz izlemediğimi de hatırlatayım.


Peacemaker 2. Sezon’un ilk beş bölümü, kargaşanın, kemiklerin kırıldığı ve depresyon meselelerinin gündeme geldiği eğlenceli bir yolculuk sunuyor. Başlarda John Cena ve Ajan Langston Fleury’yi canlandıran Tim Meadows’un komedi performansları müthiş. Müzikler, James Gunn’ın projeye ne kadar hakim olduğunu hatırlatıyor. Sonuç olarak, 2. Sezon’un devamındaki üç bölüm neler getirecek bilmiyorum, fakat bu sezon, ilkinin o özgünlüğünün biraz geride kaldığı ve tekrara düşebileceği hikaye ile hayal kırıklığı yaratıyor.