Macaulay Culkin, Genç Yaşta Oyunculuğa Neden Ara Verdiğini Açıkladı – Haberler
Culkin, erken yaşta şöhretin geri dönüşü olmayan bir eşik olduğunu belirtti.

Dünyaca ünlü çocuk yıldız Macaulay Culkin, genç yaşta oyunculuğa ara verme kararının sebeplerini yıllar sonra içten bir şekilde paylaştı. “Home Alone” serisiyle global bir fenomen haline gelen Culkin, 14 yaşında Hollywood’dan uzaklaşarak “normal” bir yaşam deneyimi yaşamak istediğini açıkladı. Oyuncu, Mythical Kitchen programında gelen şöhretin hayatında yarattığı baskıyı ve bu yüzden aldığı radikal kararı detaylandırdı.
Culkin, 1994 yılında oyunculuğa ara verdiğinde aslında son derece basit bir arzusunun olduğunu vurguladı: “Kendi yaş grubumdaki insanlarla olmak istedim.” Çocukken rol aldığı pek çok filmde yalnız başına yükü taşıdığını dile getiren Culkin, bu durumu “Home Alone” üzerinden esprili bir dille açıkladı. Filmde neredeyse tüm sahnelerde yalnız olduğunu belirten Culkin, kendisini “Cast Away”de Tom Hanks’in karakteriyle karşılaştırarak, “O en azından bir voleybol topuyla konuşuyordu.” dedi.
Hollywood’dan uzaklaştıktan sonra kızlarla tanışmak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek ve partilere katılmak istediğini ifade eden Culkin, çocukluk şöhretinin kaçırdığı birçok anıyı da hatırlattı. “Kaç bar mitzvah kaçırdığımı anlatamam.” diyerek bu dönemi mizahi bir yaklaşımla değerlendirdi. Ancak, şöhretin etkisinin tamamen silinmediğini de kabul etti: “O zili bir kez çaldınız mı, geri alamazsınız.”
Culkin, oyunculuğa girişinin kendi tercihi olmadığını da ifade ederek, ailesinin onu tesadüfen seçmelere götürdüğünü ve gelişen olayların çok hızlı ilerlediğini söyledi. Yine de, artan şöhretin aile içindeki ilişkileri zorladığını ve özellikle babasıyla ciddi sorunlar yaşadığını daha önce defalarca dile getirmişti. Babasını fiziksel ve psikolojik şiddetle suçlayan Culkin, çocukluk döneminin görünenden daha karmaşık olduğunu açıkça belirtti. Uzun bir aradan sonra, 2003 yapımı “Party Monster” ile oyunculuğa dönen Culkin, bugün hem kariyerine hem de özel hayatına daha bilinçli ve seçici bir yaklaşımla yaklaşıyor.
