Sinema & Dizi

Chris Pratt’in Yeni Bilim Kurgu Filmi “Mercy”, Spielberg’in Klasik “Minority Report”tan Bir Kopya mı? – Haberler

“Mercy”, izleyiciler ve eleştirmenler tarafından Steven Spielberg’in ikonik filmi “Minority Report” ile karşılaştırıldı.

Beyazperde

Chris Pratt’in başrolünde yer aldığı bilim kurgu gerilim filmi Mercy, vizyona girmiş olmasıyla birlikte yoğun tartışmaların odak noktasına yerleşti. CBR’den Jason Wiese’nin yazdığı analiz, Wanted filminin yönetmeni Timur Bekmambetov’un imzasını taşıyan bu yeni yapımın, 2002 yapımı Tom Cruise’un başrolünde olduğu efsanevi Minority Report (Azınlık Raporu) ile olan çarpıcı benzerliklerini gün yüzüne çıkarıyor.

İşte bu iki film arasındaki dikkat çekici “ilişkiler”:

Masumiyetini İspatlamaya Çalışan Geleceğin Polisi

Her iki film, devrim niteliğinde tartışmalı bir adalet sisteminin, bizzat o sistemi savunan bir polisi hedef almasını ele alıyor.

Minority Report: Suçları önceden tahmin eden “PreCrime” biriminin şefi John Anderton (Tom Cruise), işlemediği bir cinayet nedeniyle kaçmak zorunda kalıyor.

Mercy: Dedektif Chris Raven (Chris Pratt), eşinin ölümüyle suçlandığında, masumiyetini yapay zeka destekli bir yargı sistemine (Yargıç Maddox rolünde Rebecca Ferguson) kanıtlamak zorunda kalıyor.

Ek olarak, her iki karakter de trajik bir aile kaybı yaşamış, sorunlu evliliklere sahip ve madde bağımlılığı ile (Anderton uyuşturucu, Raven alkol) mücadele eden polislerdir.

Teknolojik Vizyon: Yaratıcılık mı, Taklit mi?

Minority Report, 2002 yılında dokunmatik holografik ekranlar ve retina taramalarıyla geleceği öngören bir teknolojik bakış açısı sundu. Mercy ise 2026 yılında, benzer bir estetikle karşımıza çıkıyor. Pratt’in canlandırdığı Raven karakterinin yapay zeka ile etkileşimi ve holografik veriler arasında gezinmesi, 24 yıl önceki Spielberg vizyonunun “modern ama sönük” bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Eleştirmenler, Mercy’nin kendi özgün fütüristik dünyasını yaratmak yerine artık standartlaşmış bu konseptlere sığındığını belirtiyorlar.

Şaşırtıcı Sonlar

Her iki filmin sonundaki sürprizler de neredeyse birebir aynı formülü izliyor:

Minority Report’ta Anderton, kendisine komplo kuran kişinin en güvendiği akıl hocası Lamar Burgess (Max von Sydow) olduğunu ortaya çıkarır. Sistemdeki bir açığı kapatmak için Anderton’un feda edilmesi hedeflenmiştir.

Mercy’de ise Raven, kendisine komplo kuran kişinin en güvendiği AA sponsoru Rob Nelson (Chris Sullivan) olduğunu keşfeder. Rob, sistemin ilk kurbanı olan kardeşinin intikamını almak ve sistemin kusursuz olmadığını kanıtlamak istemektedir.

Sonuç olarak, Mercy, distopik bir gerilim arayışında olan izleyicilere bazı keyifli anlar sunabilir, fakat hikaye yapısı ve görsel diliyle Minority Report’un izinden çıkmayı başaramamış gibi görünüyor.