Yüzlerce Çinli Elektrikli Otomobil Üreticisi Krizle Yüz Yüze
Ancak bu olumlu rakamların arkasında, sektörün geleceği hakkında ciddi sorunlar ortaya çıkıyor. Analistlere ve sektör uzmanlarına göre 2026, Çinli elektrikli otomobil üreticileri için büyük bir “ayıklanma yılı” olacak. Zira birçok marka, devlet destekleri olmadan kâr elde etmekte zorluk çekiyor.
Çin’de, önümüzdeki yıl yeni otomobil teslimatlarının yaklaşık yüzde 5 oranında azalması bekleniyor. Bu, 2020’den bu yana görülen en büyük düşüş olacak. Bu azalmanın başlıca nedenleri arasında aşırı üretim kapasitesi ve devlet desteklerinin kademeli olarak azaltılması yer alıyor. Özellikle mali politikaların değişmesi, üreticileri zora sokmuş durumda.
Kârlılığı baltalayan fiyat savaşı
Yüzde 10 olan vergi muafiyeti, Ocak itibarıyla yüzde 5’e düşecek ve 2028’e kadar bu seviyede kalacak. Ayrıca, 20,000 yuan (yaklaşık 2,900 dolar) elektrikli araç takas teşvikinin süresinin ne olacağı belirsiz. Bu durum, mevcut fiyat savaşlarıyla birleştiğinde, birçok firmanın finansal sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.
Çinli üreticiler arasındaki fiyat savaşı, elektrikli otomobilleri milyonlarca alıcı için erişilebilir hale getiriyor fakat birçok şirketin kârlılığını tehdit ediyor. Uzmanlara göre, özellikle genç sürücüleri çekemeyen ve kâr edemeyen yaklaşık 50 üretici, 2026 yılına kadar operasyonlarını küçültmek veya piyasadan çekilmek zorunda kalabilir.
Fırtınaya karşı direnenler
Sektördeki bu zorlu duruma rağmen, bazı markalar fırtınayı daha güvenli bir şekilde atlatıyor. Mevcut şartlarda kârlılığını sürdüren nadir üreticiler BYD, Seres ve Li Auto olarak öne çıkıyor. AlixPartners’in yaptığı bir araştırma, önümüzdeki yıllarda Çinli elektrikli araç markalarının sadece yüzde 10’unun kârlı kalabileceğini gösteriyor.
Bazı şirketler ise bu zorlu dönemde yeni stratejik ortaklıklar ile ayakta kalmaya çalışıyor. Örneğin, Stellantis destekli Leapmotor, devlet iştiraki FAW Group’tan 3.74 milyar yuan (yaklaşık 534 milyon dolar) yatırımı alarak dikkat çekiyor. Bu durum, bir devlet kuruluşunun özel bir elektrikli üreticiye yaptığı ilk yatırım olması açısından tarihi bir öneme sahip.
Artık Çin elektrikli araç pazarı için “bolluk dönemi” geçmişte kalıyor. Yatırımcıların daha temkinli olduğu bu yeni dönemde, yalnızca Ar-Ge gücü yüksek, sağlam bir finansal yapıya sahip ve tüketici beklentilerine gerçekten yanıt verebilen markalar varlığını sürdürebilecek. Kâr edemeyen pek çok marka ise bu hızlı değişimin bir parçası olarak tarihe gömme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
