FacebookTeknoloji Haberleri

İsrail’in Hamaney Suikastıyla İlgili Detaylar Gün Yüzüne Çıktı

İsrail’in Hamaney suikastının ayrıntıları ortaya çıktı
Ali Hamaney, İran’ın dini lideri, Tahran’daki yerleşkesine düzenlenen hava saldırısında öldürüldü. Bu olay, yalnızca bir askeri operasyon değil, aynı zamanda yıllara yayılan bir istihbarat çalışmasının sonucudur. Saldırının arkasında, İsrail’in kapsamlı teknik ve insani istihbarat faaliyetleri yer aldığı iddia ediliyor.

Hacklenen trafik kameraları kullanıldı

Financial Times’a göre, İsrail, Tahran’daki trafik kameralarının büyük bir bölümünü yıllar önce siber operasyonlarla ele geçirdi. Bu kameraların görüntüleri, şifrelenerek Tel Aviv ve İsrail’in güneyindeki sunuculara aktarılıyordu. Özellikle belirli bir açıya sahip bir kameranın, Hamaney’in koruma ekibinin günlük rutinini çözmede kritik rol oynadığı vurgulanmaktadır.

Toplanan veriler, gelişmiş algoritmalar ile analiz edilerek koruma görevlilerine dair kapsamlı dosyalar oluşturulmuştur. Bu dosyalarda adresler, vardiya saatleri, ulaşım rotaları ve en önemlisi hangi üst düzey ismi korudukları gibi bilgiler mevcuttur. İstihbarat literatüründe “yaşam örüntüsü” olarak adlandırılan bu analiz yöntemi, hedefin günlük alışkanlıklarını yüksek doğrulukla çıkarmayı mümkün kılmaktadır.

Operasyonun teknik tarafında, İsrail askeri istihbaratının sinyal istihbarat birimi olan Unit 8200 ve dış istihbarat servisi Mossad önemli roller üstlendi. Elde edilen milyarlarca veri noktası, “sosyal ağ analizi” adı verilen matematiksel yöntem ile işlenmiştir. Bu yöntemle karar alma merkezleri, etki ağları ve olası yeni hedefler belirlenmiştir.

İletişim devre dışı bırakıldı

Saldırı öncesinde, Pasteur Caddesi çevresindeki yaklaşık bir düzine mobil baz istasyonunun belirli bileşenlerinin devre dışı bırakıldığını belirtmektedirler. Bu müdahale sayesinde telefonlar arandığında meşgul sinyali veriyor ve koruma ekibinin olası uyarıları alması engelleniyordu.

İsrail’in Hamaney suikastının ayrıntıları ortaya çıktı
İsrail’in, İran’a karşı yürüttüğü operasyonlarda hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirme yeteneği dikkat çekiyor. Haziran ayında yaşanan çatışmalarda, Rus yapımı füze rampalarına ait radarların siber saldırılarla imha edildiği, bu durumun İran’ın körleştirilmesi anlamına geldiği aktarılmaktadır.

1.000 kilometreden yemek masasını vurabilen füze

İsrail’in Hamaney suikastının ayrıntıları ortaya çıktı

Tam Boyutta Gör



İsrail savaş uçaklarının, 1.000 kilometreden daha uzak mesafeden büyük hedefleri vurabildiği, Sparrow tipi füze varyantları kullandığı belirtiliyor. Bu mühimmatın, İran hava savunma sistemlerinin erişim alanı dışında ateşlenebildiği vurgulanıyor.
İsrail’in Hamaney suikastının ayrıntıları ortaya çıktı

Tam Boyutta Gör



Bu füzeler (Black, Blue ve Silver Sparrow -Ankor), özellikle İsrail’in “Arrow” hava savunma sistemlerini test etmek amacıyla geliştirilmişti. Ancak, son dönemde bu platformların taarruz amaçlı bir silaha dönüştürüldüğü gözlemlenmiştir. Füzeler, atmaktan sonra atmosferin dışına çıkar ve hedefine hipersonik hızlarla dalış yapar, bu da onları durdurulması zor hale getirir. Blue Sparrow ve Silver Sparrow varyantlarının 1.500 ile 2.000 kilometre arasında menzili bulunmaktadır.

Bu füzenin hedefinde ise Hamaney’in cumartesi sabahı ofisinde üst düzey isimlerle yapacağı toplantı vardı. Bu toplantının varlığı, doğrudan insan istihbarat kaynaklarıyla elde edildiği bildirilmektedir. CIA’in bilgiler aldığı bir kaynağın yanı sıra, İsrail’in de sinyal istihbaratı ve siber kaynaklarından bilgi elde ettiği aktarılmaktadır.

“Epic Fury”

Operasyonun, ABD önderliğinde yürütülen ve “Epic Fury” adı verilen saldırı planı kapsamında gerçekleştirildiği belirtmektedir. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, İran’ın görme, iletişim sağlama ve karşılık verme kapasitesini “bozan ve körleştiren” siber saldırılar ile İsrail uçaklarına saldırı yolu açıldığını ifade etmektedir.

İsrail jetlerinin saatler süren uçuşun ardından hedefine ulaştığı ve kompleks üzerine yaklaşık 30 hassas mühimmat bıraktığı kaydedilmektedir. Saldırının gündüz saatlerinde yapılması, taktik sürpriz sağladığı belirtilirken, İran’ın yüksek alarm seviyesine rağmen bir kez daha hazırlıksız yakalandığı iddia edilmektedir.