Bu çalışma, oyun kütüphanenizde gizli bir zihinsel sağlık faydası keşfetti!
Yeni bir araştırma, belirli video oyunları oynayan yetişkinlerin, hiç oyun oynamayanlara kıyasla daha az yalnız hissettiklerini ve duygusal olarak daha dayanıklı olduklarını ortaya koydu. Bu bulgular, oyun oynamanın sadece gerçek hayattan bir kaçış yolu olduğu fikrini sorguluyor ve belirli oyun türlerini stres ve izolasyonla başa çıkmada somut değişikliklerle ilişkilendiriyor.
Araştırmanın bulguları
Araştırmacılar, 21 yaş ve üzerindeki 2,252 yetişkinin oyun alışkanlıkları ve duygusal durumları hakkında anket yaptı. The Legend of Zelda: Breath of the Wild gibi açık dünya oyunlarına ya da Yoshi’s Crafted World gibi daha rahat ve affedici oyunlara ilgi duyan kişiler, hiç oyun oynamayanlara göre daha az yalnızlık hissettiklerini belirttiler. Ayrıca, araştırmacıların “stoizm” olarak adlandırdığı bir özellikte daha yüksek puanlar aldılar; bu özellik, baskı altında sakin kalmak, soğukkanlılığını korumak ve zorluklarla başa çıkıp onları aşmak gibi nitelikleri içeriyor.
EurekAlert, araştırma yazarı Andreas Eisingerich’in, “Oyunların sadece bir kaçış aracı olduğu stereotipinin aksine, açık dünya ve erişilebilir, neşeli oyunların dirençli ve stoik bir zihniyet geliştirmeye yardımcı olabileceğini ve yalnızlığı hafifletebileceğini bulduk” dediğini raporluyor. Oyun türleri arasındaki bu ayrım önem taşıyor. Faydalar özel türlerde ortaya çıktı, bu da oyuncuların ne yaptığına odaklanmanın, ne kadar zaman harcadıklarından daha önemli olduğunu gösteriyor.
Tedavi Yerine Geçmez
Araştırmacılar, en iyi sonucun, keşif ağırlıklı bir şeyle daha sakin ve erişilebilir bir öğeyi birleştiren bir karışım olduğunu düşünüyor. Bu, tek bir türde yoğunlaşmak yerine, çeşitli türlerin dengeli bir diyetini andırıyor. Ancak, bunu abartmamaya dikkat ediyorlar ve gerçekten zor durumda olan kişilerin oyun oynamanın yerini alabileceğini ileri sürmüyorlar.
Yalnızlık, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlara yol açan ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, bu sorunu hafifletmeye katkıda bulunabilecek düşük maliyetli ve kolay erişilebilir araçlar dikkate alınmaya değer. Oyun endüstrisi yıllarca, oyunların insanları izole ettiği iddialarıyla mücadele etti. Bu çalışma, aksi yönde somut veriler sunarak, daha önce yapılan çalışmaların casual oyunların kaygı ve depresyonu hafifletebileceğini bulgularıyla paralellik gösteriyor.
