Sinema & Dizi

Netflix’in Gözden Kaçan 5 Aksiyon Filmi: Sürükleyici Bir Deneyim!

Algoritmaların derinliklerinde kaybolmuş olsa da her anıyla izlenmeyi gerçekten hak eden en iyi gizli hazineleri keşfedin.

Netflix

Netflix, dünyanın en geniş içerik arşivlerinden birine sahip olabilir; fakat her gün eklenen yeni filmler ile özellikle aksiyon türündeki bazı harika yapımlar kalabalıkta kaybolup gitmektedir. Bu denli fazla seçenek bulunduğunda aksiyon filmleri genellikle tekdüze gözükebilir ve mevcut dijital yayın modeli gerçek keşiflere olanak tanımamaktadır.

Aşağıda sıralanan beş aksiyon filmi, türünün en etkileyici aksiyon sahnelerine, yenilikçi hikaye unsurlarına ve yetenekli oyunculara sahip olmasına rağmen maalesef algoritmaların altında kalmış durumda.

Lost Bullet (2020)


Netflix

Lost Bullet, Fransız aksiyon sinemasının bir gurur kaynağı olarak özgün bir konu barındırıyor. Alban Lenoir’un yazıp başrolde yer aldığı filmde, modifiye Renault araçlarla suçluların peşinde koşan bir tamirci olan Lino’yu canlandırıyor. Bir soygundan sonra uyuşturucu satıcılarını yakalamak için polis tarafından işe alınan Lino, işlediği bir cinayet yüzünden iftiraya uğrar. 92 dakikalık süresi boyunca her saniyeyi etkili bir şekilde kullanarak, Lino’nun suçsuzluğunu kanıtlayacak bir kurşunun peşine düştüğü bu gerilim dolu film, başlangıçtan itibaren sert ve öfkeli bir atmosfer sunuyor. Yönetmen Guillaume Pierret, her sahneyi adeta bir yıkım festivali haline getiriyor.

The Night Comes for Us (2018)


Netflix

Eğer ruh haliniz Endonezya tarzı hızlı ve şiddet dolu bir aksiyona uygunsa, The Night Comes For Us bu beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. Timo Tjahjanto’nun yönettiği film, The Raid evreninin en önemli yıldızlarını bir araya getiriyor. Joe Taslim, Güneydoğu Asya Triadı’nın altı ölümcül tetikçilerinden biri olan Ito karakterini canlandırıyor. Ito, hayatı tehlikede olan genç bir kızı gördüğünde örgüte ihanet ederek taraf değiştirir. Bu durum, Triad’ın Ito ve çocuğun peşine düşmesiyle şiddetli bir intikam hikayesinin başlangıcını tetikler. Tjahjanto, dövüş sahnelerinde durumu asla yumuşatmadan, her sahnede şiddetin dozunu artırıyor. Kasap dükkanındaki sahne neredeyse travmatik olsa da, film ahlaki olarak gri, kaotik ve etkileyici bir yapıya bürünüyor.

Wheelman (2017)


Netflix

Aksiyon filmleri genellikle büyük setler ve egzotik mekanlarla birlikte gelir; ancak Jeremy Rush’ın Wheelman filmi neredeyse tamamen bir aracın içine hapsederek bu algıyı yıkıyor. Film, Frank Grillo’yu ters giden bir soygunda tuzağa düşen bir kaçış şoförü olarak aracın içinde kilitliyor. Tek kullanımlık telefonlar ve peşindeki motosikletlilerle hikaye içindeki tehditler artarken gerilim yükseliyor. Grillo, hem tepkisel hem de ölçülü performansıyla bu zor durumda harikalar yaratıyor. Rush’ın ilk yönetmenlik denemesi olmasına rağmen, tek bir aracın coğrafyasında baştan sona sürükleyici bir gerilim yaratmayı başarıyor. Yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir yapım.

Kate (2021)


Netflix

Kate, dikkat çekmeyerek Netflix kütüphanesine dahil oldu ve algoritmalar içinde sessizce kayboldu; ancak Mary Elizabeth Winstead’in başrolünde olduğu bu film çok daha fazlasını hak ediyor. Winstead, suç dünyasını ardında bırakmaya hazırlanan kiralık katil Kate’i canlandırıyor. Son görevine hazırlanırken Tokyo yeraltı dünyasındaki üyeler tarafından radyasyonla zehirlenir. Yaşamak için sadece 24 saati kalan Kate, bu durumu yaratanlardan intikam almaya karar verir. Winstead’in olağanüstü bir başarıyla üstesinden geldiği, fiziksel olarak zorlayıcı aksiyon sahneleri filmin kalbini oluşturuyor. Yönetmen Cedric Nicolas-Troyan, Tokyo’yu silah sesleri, yumruklar ve çatışmalar için muazzam bir arka plan olarak kullanıyor. Neon ışıklarla bezenmiş, aksiyon dolu ve duygusal derinliği olan Kate, genellikle göz ardı edilen kadın merkezli aksiyon filmleri arasında harika bir seçenek sunuyor.

Triple Frontier (2019)


Netflix

All Is Lost ve Margin Call gibi filmleriyle tanınan J.C. Chandor, Triple Frontier için tarihin en güçlü kadrolarından birini oluşturuyor: Oscar Isaac, Ben Affleck, Pedro Pascal ve Charlie Hunnam. İlk bakışta Güney Amerikalı bir uyuşturucu baronuna yönelik heyecan dolu bir soygun hikayesi olarak görünsede, film çok daha derinlere iniyor. Savaş yetenekleri yüksek bir grup veteranın, uyuşturucu baronunu soymasının yanında açgözlülüklerinin nasıl akıl sağlığının önüne geçtiğini gözler önüne seriyor. And Dağları’nda çekilen geniş çaplı aksiyon sahneleri kadar, film aynı zamanda eski günleri geride bırakmış karakterlerin derinlemesine analizine dönüşüyor. Her aktör performansıyla fark yaratırken, aksiyon sahneleri filme bütünleyici bir ihtişam katıyor.