Mortal Kombat 2: Bir Değerlendirme
Mortal Kombat 2 İnceleme
Video oyunlarının sinemaya uyarlamaları, genellikle çirkin çocuk muamelesi görmüştür. Bunun en temel sebebi, bu uyarlamaların çoğunun, ya kaynak materyalle bir alakasının olmaması ya da sadece bir oyun gibi davranmasıdır. 1995 tarihli ilk Mortal Kombat filmi, bu iki uç arasında bir denge kurmayı başarmış; o dönemin teknik seviyesine uygun bir hikaye anlatmış ve oyunun hayranlarını keyiflendiren ögelerle beyaz perdede kendine yer bulmuştur. Ancak devam filmi Mortal Kombat Annihilation, baştan sona hayal kırıklığı yaratmıştır.
Aradan geçen on yıl içerisinde, COVID pandemisi sırasında bir reboot olan Mortal Kombat’ı izledik. Mütevazı bütçesi ve ortalama hikayesi ile beğeni toplasa da beklenen uyarlama bu değildi. Şimdi, beş yıl sonra, Simon McQuoid yeniden kameranın arkasına geçerek daha gerçekçi bir Mortal Kombat deneyimi sunma vaadi ile sinemalarımıza dönüyor.
En sağlam uyarlama mı?
Mortal Kombat 2, oldukça etkileyici bir introya sahiptir. Edenia diyarı, on turnuvanın dokuzunu kaybetmiş ve dünyalarını Shao Khan’a teslim etmeye hazırlanıyor. Son turnuvaya Kral Jerrod (Desmond Chiam) katılıyor ve kızı Kitana’nın (Sophia Xu) önünde korkunç bir yenilgi yaşıyor. Film, daha ilk dakikalarından kostüm tasarımı, görsel efektler ve dövüş koreografisi ile izleyiciyi yakalıyor. Shao Khan ile yaşanan ölümcül dövüş, sert, gerçekçi ve acımasız bir deneyim sunuyor; ayrıca dünyamızı bekleyen karanlık kaderin bir ön izlemesi niteliğinde.
Film, bu noktadan sonra hikayesini inanılmaz bir hızla devam ettiriyor ve kapanış jeneriğine kadar bir an bile duraksamıyor. Bu arada, popülaritesini kaybedip Youtuber ve influencer’lara yerini bırakmaya başlayan eski aktör Johnny Cage ile tanışıyoruz. Raiden ve Sonya tarafından Mortal Kombat turnuvasına davet edilirken, film MK evrenini bilmeyenlere yaklaşık otuz saniye içerisinde tüm lore’u açıklıyor ve dövüşlerin ardı arkası kesilmiyor.
Açık konuşmak gerekirse; Mortal Kombat 2 teknik açıdan muazzam bir yapım. Filmdeki tüm setler, oyunun evreninden adeta kopyalanarak bu düzleme taşınmış. Bu süreçte her bir setin, dövüş alanının kendine özgü ruhunu taşımasına da özen gösterilmiş. Shao Khan dahil tüm kostümler son derece detaylı; ciddi bir emek olduğu çok açık. Elbette, belki de en önemlisi, karşılaşmalar soluksuz bırakacak kadar epik. Bunların hepsi, belki sadece bir söz salatası gibi görünebilir, ama filmi deneyimlediğinizde ne demek istediğimi net bir şekilde anlayacaksınız.
Her bir mücadele, öne çıkan güçlü yönleri ile kendini gösteriyor. Bazı karşılaşmalarda setin görkemi ve mekanın ‘kullanılabilirliği’ ön planda. Diğer bazı mücadelelerde ise karakterlerin oyun evrenindeki dövüş stillerine vurgu yapılıyor. Ancak ne olursa olsun, her bir mücadele sayısız kombinasyon, özel hareketler ve elbette Fatality’ler ile dolu. Merak edenler için; evet, her bir Fatality (neredeyse) oyun serisindeki kadar kanlı! Ancak yine de karakterlerin, rakiplerinin omurgalarını görmeyi beklemeyin. Yine de Shao Khan’ın balyozu ile püre haline gelecek çok sayıda karakter olduğuna emin olabilirsiniz.
…şimdiye kadar dövüş odaklı filmlerde bu kadar doğal, heyecan verici ve izlemekten keyif alacağınız kapışmalara tanıklık etmediniz!
Benim kişisel favorim olan bölüm, Liu Kang ve Kung Lao’nun yüzleşmesi. Dinamik kamera kullanımı ile gereksiz kesmeler olmadan tüm akıcılığıyla iki büyük ismin, kendi özel yetenekleri ile sergilediklerini sağlam bir şekilde yansıtıyor; o tanıdık tema müziği ile ekrana geliyor. Hatta iddialı bir şekilde söyleyebilirim ki, şimdiye kadar dövüş odaklı filmlerde bu kadar doğal, heyecan seviyesi yüksek ve izlemekten zevk alacağınız çatışmalara tanıklık etmediniz!
Mortal Kombat 2, oyunun evrenini, dövüşlerin acımasız doğasını ve bu evrenin karanlık yanlarını belki de ilk kez bu kadar gerçekçi bir şekilde beyaz perdeye aktaran bir uyarlama olarak öne çıkıyor ve bu konularda eleştirebileceğim bir şey yok gibi görünüyor.
Güzelin kusuru büyük!
Ancak filmin ciddi zayıf yönleri de bulunmakta ve bunlar oldukça fazla. İlk filmin ardından, yapımcılar ve Nether Realm’den Ed Boon (filmde kendisini barmen olarak görüyoruz) açıkça devam filmine daha fazla ikonik karakter eklemek istemiş.
Ana kadro, Liu Kang, Sonya (Jessica McNamee), Raiden (Tadanobu Asano), Johnny Cage, Jax (Mehcad Brooks) ve Cole Young gibi karakterlerden oluşurken, karşı cephe de Kitana, Jade, Shao Khan, Noob Saibot (evet, merhum Sub-Zero), Quan-chi ve Shang-Tsung’u içeriyor. Hikaye, ‘kendini bulmaya çalışan’ Johnny Cage ve dostunu kurtarmak isteyen Liu Kang ile Sonya, Jax ve Cole Young üzerinden gelişiyor. Karşı taraftaki hikaye ise çoğunlukla Kitana, Jade (Tati Gabrielle) ve Shao Khan ekseninde sürdürülüyor.
Yeniden diriltilen ve filmin Johnny Cage ile birlikte parlayan yıldızlarından olan Kano, daha çok yan karakter gibi görünse de, Josh Lawson muhteşem bir performans sergiliyor. Ağzı bozuk ve rezil bir üçkağıtçı olarak Kano’ya bu kadar ısınabileceğimi hiç düşünmemiştim. Benzer bir şekilde, The Boys’daki Butch karakteri ile tanışmaktan çekindiğim Karl Urban, biraz yaşlanmış Johnny Cage olarak tutarlı bir performansa sahip. Urban’ın bu kadar geniş bir oyunculuk yelpazesine sahip olduğunu görmek beni mutlu etti. Ayrıca Kitana olarak izlediğimiz Adeline Rudolph, karakterin tek boyutlu bir kağıt bebek olmadan gelişeceğini gösteriyor ve birçok kişinin casting tercihi eleştirilerini boşa çıkarıyor. Son olarak, Shao Khan’ı canlandıran Martyn Ford, şimdiye kadar izlediğiniz en tehditkâr, ağır ve ürkütücü Shao Khan yorumu ile göz dolduruyor. Ağır hareketleri, ses tonu ve dövüş tekniği ile, sevdiğiniz karakterler için endişelenmemek imkânsız.
Senaryoya Finish Him!
Tüm bu hıza kapılan Quan-chi (Damon Herriman), Shang Tsung (Chin Han), Cole Young ve Sindel (Ana Thu Nguyen) gibi karakterler, sadece sıradan yüzlerden ibaret kalıyor. Hanzo Hasashi, namı diğer Scorpion rolündeki Hiroyuki Sanada’nın bile hikayedeki yeri oldukça sınırlı. İşin üzücü tarafı, en çok ekran süresine sahip ana karakterler bile yeterli derinlik sunamıyor. Oyunlar bile daha kaliteli karakter sunumlarına sahipken, bu filmde buna önem verilmemesi beni şaşırttı.
Tüm bu uzun cümlelerin özeti, eğer bu evrene dair sağlam bir hikaye bekliyorsanız, tüm beklentilerinizi evde bırakmanız gerektiğidir, çünkü filmin tek amacı size muazzam dövüş sahneleri sunmak. Yaklaşık iki saatlik hikaye akışı, adeta 2x hızda izlenen büyük bir hızlandırılmış görsel şölen gibidir. Dolayısıyla, eğer oyun evrenini beyazperdede deneyimlemek ve dövüşlerin heyecanına kapılmak istiyorsanız, Mortal Kombat 2 sizin için biçilmiş bir film. Ancak oyunlar gibi tutarlı ve derin bir anlatı, karakter odaklı bir hikaye ve kendi içinde tutarlı bir dünya inşası bekliyorsanız, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
Mortal Kombat 2, muhtemelen bir oyun evreninin sinemada en özenli ve görkemli şekilde sunulduğu film uyarlaması. Dövüşlerin her biri ustaca çalışılmış; bunlara birinci elden tanıklık etme şansınız var. Setler, kostümler ve oyunculuklar da beklentileri karşılıyor. Ancak filmin en büyük kusuru, hayranların her isteğini yerine getirme çabasıyla, sonsuz meta göndermeler, zayıf diyalog yazımı ve en önemlisi, etkileyici bir hikaye anlatma gereksinimini göz ardı etmesi sonucunda epik dövüş kataloğuna dönüşmesidir. Bu nedenle çok eğlenceli bir gişe filmi olmanın ötesine geçemiyor.
