Sinema & Dizi

Joaquin Phoenix, Ben Stiller, Kristen Stewart ve 1000’den Fazla Hollywood Yıldızı Dev Birleşmeye Karşı İsyan Etti! – Haberler

Paramount-Skydance’in Warner Bros. Discovery’yi 111 milyar dolara satın alma isteğine karşı çıkan binden fazla sanatçı, yayımladıkları açık mektupla “sektörün bağımsızlığı tehlike altında” uyarısında bulundu.

Warner Bros.

Hafta başında Hollywood’da önemli gelişmeler yaşandı. Aralarında Joaquin Phoenix, Ben Stiller ve Kristen Stewart gibi uluslararası yıldızların da bulunduğu 1.000’den fazla oyuncu, yönetmen ve yaratıcının, Paramount-Skydance’in Warner Bros. Discovery’yi (WBD) satın alma girişimine karşı imzaladığı açık bir mektup yayınlandı. New York Times’ta yayımlanan, “BlocktheMerger.com” üzerinden paylaşılan mektupta, bu büyük birleşmenin demokratik ekonomik yapı ve sektörel çeşitlilik açısından geri dönüşü olmayan zararlar doğuracağı ifade edildi.

Warner Bros. Discovery’deki Gelişme: Netflix İhaleden Çekildi!

“Kamu Yararı Öncelik Değil”

İmzacılar, David Ellison liderliğindeki Skydance’in, David Zaslav yönetimindeki WBD’yi 111 milyar dolara satın alma planının yalnızca küçük ve güçlü bir grubun çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürüyorum. Mektupta şu ifadeler öne çıkıyor:

Sektörümüzün dürüstlüğü, bağımsızlığı ve çeşitliliği ciddi bir tehlike altındadır. Sağlıklı bir ekonomi ve demokrasi için rekabet şarttır; akılcı bir düzenleme ve denetim de öyle.

İmza listesinde David Fincher, Denis Villeneuve, Bryan Cranston, Mark Ruffalo ve Jane Fonda gibi sektörün önemli isimleri bulunuyor. Şu ana kadar toplam 1.034 kişinin imzaladığı bu mektuba, Paramount ve Warner Bros. Discovery kanadından bir yanıt gelmedi.

“Sektör Hayalet Kasabaya Dönebilir”

Damon Lindelof gibi sektör temsilcileri, bu birleşmenin yalnızca kağıt üzerindeki rakamlardan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Şu an HBO (WBD bünyesinde) ile anlaşması bulunan Lindelof, Instagram üzerinden yaptığı duygusal paylaşımda, Hollywood’un “mavi yakalı” çalışanları, set elemanları, ışıkçılar, şoförler ve sanat ekipleri için endişe duyduğunu vurguladı. Lindelof şunları yazdı:

Hollywood birleşmeleri, daha az film ve daha az dizi demektir; bu da daha az iş anlamına gelir. İki tarihi film platosu aynı şirketin eline geçtiğinde sonuç bellidir: Biri hayalet kasabaya dönüşür. Korkuyorum ama bir hayalet değilim. Verilmeyen bir savaş, zaten kaybedilmiş bir savaştır. Bu yüzden gururla imzaladım.

Şubat ayı sonunda Netflix ile ihale yarışını kazanan Skydance’in bu büyük hamlesi, sinema ve televizyon dünyasının geleceğini tek bir çatı altında toplama riski taşıyor. Sanatçılar, bu durumun yaratıcı rekabeti öldüreceğinden ve binlerce sektör çalışanının işsiz kalacağından kesin bir şekilde endişeliler. Mektubun tam hali şöyle:

Film yapımcıları, belgeselciler, sinema ve televizyon endüstrisi profesyonelleri olarak, önerilen Paramount-Warner Bros. Discovery birleşmesine yönelik kesin muhalefetimizi ifade etmek amacıyla bu mektubu kaleme alıyoruz.

Bu işlem, mevcut yoğunlaşmış medya ortamını daha da pekiştirecek ve hem sektörlerimizin hem de hizmet ettiğimiz izleyicilerin ihtiyaç duyduğu bir dönemde rekabeti azaltacaktır. Sonuç olarak; yaratıcılar için daha az fırsat, üretim ekosisteminde daha az iş, daha yüksek maliyetler ve hem Amerikalılara hem de dünya genelindeki izleyicilere daha az seçenek sunulacaktır. Üstelik, bu birleşme büyük ABD film stüdyolarının sayısını yalnızca dörde indirgeyecektir.

Sektörümüz, büyük ölçüde önceki konsolidasyon dalgaları dolayısıyla hâlihazırda ciddi bir baskı altındadır. Yapılan film sayısında keskin bir düşüş yaşandığı gibi, finanse edilen ve dağıtılan hikâye türleri de daralmaktadır. Giderek daha fazla, az sayıda güçlü yapı, neyin ve hangi şartlarda üretileceğine karar vererek, yaratıcıları ve bağımsız işletmeleri sürdürebilecekleri yollarla yoksun bırakmaktadır.

Medya konsolidasyonu; orta bütçeli filmlerin yok olmasına, bağımsız dağıtımın erozyonuna, uluslararası satış pazarlarının çöküşüne, anlamlı kâr paylaşımlarının ortadan kaldırılmasına ve ekran künyesi (credit) dürüstlüğünün zayıflamasına yol açmıştır.

Tüm bu faktörler birlikteliği, yaratıcılık topluluğunun sürdürülebilirliğine tehdit etmektedir. Bu, ülke çapındaki yerel ekonomilere ve topluluklara entegre olmuş, çoğunlukla küçük işletmelerde ve bağımsız şirketlerde çalışan on binlerce işçinin mesleki hayatlarının da tehlikeye girmesine neden olmaktadır.

Bu birleşmeye destek veren, güçlü bir azınlığın çıkarlarını geniş kamu yararının önünde tutması bizi derin bir endişeye sevk ediyor. Sektörümüzün dürüstlüğü, bağımsızlığı ve çeşitliliği ağır bir tehdit altındadır.

Sağlıklı bir ekonomi ve demokratik bir yapı için rekabet esastır. Düşünceli düzenleme ve denetim de hayati öneme sahiptir. Medya konsolidasyonu, uzun süredir kültürü şekillendiren ve dünyadaki insanları birbirine bağlayan, Amerika’nın en önemli küresel endüstrilerinden birini zayıflatmıştır.

Neyse ki, bu konuda bir şeyler yapmak isteyenler var. Bildirildiğine göre, Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta ve diğer eyaletlerdeki meslektaşları, birleşmeyi titizlikle inceliyor ve engellemek için yasal yolları araştırıyor. Onların liderliği için minnettarız; rekabeti korumak, istihdamı güvence altına almak ve endüstrimizin, Amerikan kültürü ve en önemli ihracat kalemimiz için canlı bir gelecek sağlayabilmek adına tüm çabaları desteklemeye hazırız.”