2026’nın En Heyecanla Beklenen Dizileri
2026’da ekranlarda yer alacak yeni diziler; çeşitlilikleri, cesur hikayeleri ve etkileyici oyuncu kadrolarıyla izleyicileri televizyon başına hapsedecek.

Televizyon sektörü, son yıllarda eşine az rastlanır bir hızla evrim geçiriyor. Şirket birleşmeleri, platform rekabetleri, yapay zekanın yaratıcılığa etkisi ve genç kuşakların “televizyon” kavramıyla kurduğu mesafe, bu alanı sürekli olarak dönüştürüyor. Ancak değişim içinde hep bir şey sabit kalıyor: Hikâye anlatma ihtiyacı. 2026’ya girerken duyurulan yeni dizi projeleri, tüm belirsizliklere rağmen yaratıcıların hâlâ cesur, yürekli ve heyecan verici hikâyelere yöneldiğini gösteriyor.
Bu sene ekrana gelecek diziler, tür çeşitliliği açısından etkileyici. Hastane koridorlarında geçen yoğun dramalar, futbol dünyasını mizahla birleştiren komediler, doğanın ve karanlığın içindeki kadın karakterler, kaybolmuş erkek figürleri ve sınırları zorlayan yeni evrenler… 2026’nın dizi takvimi, neredeyse her izleyici profiline hitap eden bir zenginlik sunuyor.
The Pitt (2. Sezon) – 9 Ocak
HBO Max
Herkesin gönlünü fetheden hastane draması, 15 yeni bölümle geri dönüyor (kusura bakma ER, artık daha modern bir yaklaşıma geçtik). İlk sezonun yoğunluğunu koruyabilir mi? Bizce evet, hatta daha fazlasını sunacak. Bu sezonda ekipte yeni bir uzman doktor yer alırken, Dr. Robby (Noah Wyle) uzun bir motosiklet yolculuğuna çıkmadan önce acil servisten ayrılmaya hazırlanıyor. Endişelenmeyin: Gitmeden önce son bir vardiya tamamlaması gerekiyor ve bunun sonuçlarını merakla bekliyoruz. Dizi, göçten sağlık sigortası eşitsizliklerine kadar, sağlık sistemiyle kesişen güncel toplumsal meseleleri yine ustalıkla ele alacak. İzleyicilere HBO Max’te buluşma zamanı!
Industry (4. Sezon) – 12 Ocak
HBO Max
Industry sezonları arasındaki 15 ayı İngiltere finans terimlerinizi tazelemek için değerlendirdiğinizi umuyoruz; çünkü dizinin yaratıcıları Mickey Down ve Konrad Kay, bizi finansal yolsuzluklarla dolu bir karmaşanın tam ortasına geri atıyor. 2020’de başlayan bu yavaş tempolu prestij draması, izleyicileri yatırım bankacıları Harper Stern (Myha’la), Yasmin Kara-Hanani (Marisa Abela), Eric Tao (Ken Leung) ve zamanla genişleyen ekipleriyle tanıştırmıştı. Bu karakterlerin borsa katında ve dışında yaşadığı arzular, aldatmacalar ve doymak bilmeyen kokain bağımlılıklarıydı. Üçüncü sezonda Kit Harington hikâyeye ekstra bir dinamizm katarken; şimdi Max Minghella, Kwabena Bannerman ve Kiernan Shipka gibi yeni isimler, diziye taze bir enerji katmaya hazırlanıyor.
The Night Manager (2. Sezon) – 11 Ocak
Prime Video
John le Carré’nin gerilim romanından uyarlanan bu dizinin ilk sezonu üzerinden tam on yıl geçmişken, ikinci sezon nihayet izleyiciyle buluşuyor. Eski bir İngiliz askeri olup silah tüccarlarını yakalama görevini üstlenen Jonathan Pine’ı canlandıran Tom Hiddleston, başrolde yeniden yer alıyor. Olivia Colman, Pine’ın dışişleri bağlantısı olarak geri dönüyor ve onu uluslararası kaçakçılık dünyasının yeni büyük oyuncusu operasyonlarına sızmakla görevlendiriyor. Kısa süre içinde Pine, Kolombiya’da Camila Morrone’un canlandırdığı baştan çıkarıcı iş kadını Roxana ile karşılaşıyor ve tehlikeli, oldukça ateşli durumların içine sürükleniyor.
Star Trek: Starfleet Academy – 15 Ocak
Paramount+
Ya şöyle olsaydı: Top Gun uzayda geçseydi ve içinde Klingonlar olsaydı? Star Trek evreninin en yeni halkası, daha önce hiç gitmediği bir yere cesurca adım atıyor: Subay yetiştirme akademisine. Genç bir grup aceminin, son sınırda görev alıp almayacaklarını anlamaya çalışırken verdikleri mücadeleyi izlemeniz için sizi davet ediyoruz. Holly Hunter, bu öğrenciler için bir kampüs işlevi gören USS Athena adlı yıldız gemisinin kaptanını canlandırıyor. Paul Giamatti, Tatiana Maslany ve Tig Notaro da kadroda yer alıyor. Akademinin Dijital Dekanı’na ise Stephen Colbert sesiyle hayat veriyor.
A Knight of the Seven Kingdoms – 19 Ocak
HBO
George R.R. Martin’in Dunk ve Egg üçlemesini takip edenler için heyecan verici bir haber! HBO, Game of Thrones evreninde geçen ve orijinal dizinin olaylarından yaklaşık bir yüzyıl öncesine uzanan hikâyeleri yeni bir spin-off projesi olarak seçti. Dizide Peter Claffey, efendisinden kurtulan ve şövalyeler arasında kendi şansını aramak üzere yola çıkan mütevazı bir yaver olan Ser Duncan the Tall’ı canlandırıyor. Dexter Sol Ansell ise ileride Prens Aegon Targaryen olarak tanınacak “Egg” lakaplı çocuğu canlandırıyor; Egg, Dunk’ın Don Kişot’una eşlik eden reşit olmayan bir Sancho Panza gibi görünüyor. Yedi Krallık’ta bu kez daha hafif ve az ağırbaşlı bir yolculuk izlemeyi bekleyebiliriz.
The Beauty – 22 Ocak
FX
Ryan Murphy’nin FX için hazırladığı bu yeni dizi, insanları anında olağanüstü çekici hâle getiren bir ilacı merkezine alıyor. Kulağa harika geliyor. Ta ki kimsenin okumadığı o küçük yazılara göz atana kadar. Çünkü bu ilacı kullananların bazı “ilginç” yan etkiler yaşayabileceği anlaşılıyor. Dizi, Jeremy Haun ve Jason S. Hurley imzalı aynı adlı çizgi romandan uyarlanıyor. Eğer bu fikrin aynı zamanda American Horror Story’nin yapımcısının The Substance’a kendi yorumu gibi geldiğini düşünüyorsanız, haklısınız. Bir Murphy yapımından beklendiği üzere oyuncu kadrosu da head spinning: Ashton Kutcher, Isabella Rossellini, Anthony Ramos, Rebecca Hall, Dahmer dizisiyle tanınan Evan Peters, Bella Hadid, Billy Eichner, Meghan Trainor, Ben Platt, Peter Gallagher ve Vincent D’Onofrio projede bir araya geliyor.
Wonder Man – 28 Ocak
Disney+
Daniel Destin Cretton ve Andrew Guest, çizgi romanların karmaşık geçmişe sahip Avenger’ına kendi dizisini kazandırmak için kolları sıvıyor. Yapımcıların, kitaplarda oldukça karmaşık bir geçmişe sahip olan karakterin arka planına ne kadar derinlere ineceği ise belirsiz. Bildiğimiz bir şey var ki: Watchmen’dan tanıdığımız Yahya Abdul-Mateen II, Simon Williams rolüyle sahneye çıkıyor. Williams, zor günler geçiren bir oyuncuyken büyük bütçeli bir süper kahraman filminde Wonder Man rolü için seçmelere girme fırsatı yakalıyor. Ancak görünen o ki, kendi özel güçleri sayesinde bu rol için fazlasıyla “uygun” olabilir. Ben Kingsley, Williams’ın oyuncu arkadaşı Trevor Slattery’yi canlandıracak.
Shrinking (3. Sezon) – 28 Ocak
Apple TV
Shrinking ekibi için yas, bu sıcak ve keyifli komedinin üçüncü sezonunda yeni biçimlerde yankılanıyor. Jimmy (Jason Segel), kızı Alice’in (Lukita Maxwell) üniversite için evden ayrılmasıyla ve hayatına giren yeni bir aşkla (Cobie Smulders tarafından canlandırılıyor) başa çıkmaya çalışıyor. Paul (Harrison Ford) ise Parkinson hastalığının ilerlemesiyle yüzleşiyor ve bu süreçte konuk oyuncu Michael J. Fox’un destekleyici enerjisi önemli bir rol oynuyor. Brett Goldstein’ın canlandırdığı suçluluk duygusuna sahip olan alkollü sürücü Louis, geleceğine dair farkındalık kazanırken, Jessica Williams’ın Gaby karakteri de eğlenceli yardımcı karakter imajından sıyrılıp duygusal olarak daha derin bir portre çizebilir. Sessiz sedasız bir hit olarak başlayan dizi, giderek büyüyen izleyici kitlesine, kaotik zamanlarda insanın içini ısıtan, yumuşak bir sarılma hissi sunuyor.
Paradise (2. Sezon) – 23 Şubat
Hulu
2025’in en çok konuşulan dizilerinden biri geri dönüyor. Colorado dağlarını (ya da onların altını) en son terk ettiğimizde, kötü şöhretli milyarder beyin Redmond (Julianne Nicholson), kesinlikle kötü olan Gizli Servis ajanı Driscoll (Nicole Brydon Bloom) tarafından vurulmuştu. Başkan (James Marsden) ise hâlâ ölüydü. Kahramanımız, karizmatik özel ajan Xavier Collins (Sterling K. Brown) eşinin hayatta olduğuna dair güçlü sebepler bulmaya çalışarak Amerika’ya yola çıkıyor. Yeni sezonda Shailene Woodley oyuncu kadrosuna katılıyor ve izleyicileri hem şaşırtacak hem de yeni sürprizler birbiri ardına geliyor.
Scrubs (10. Sezon) – 25 Şubat
Hulu
2010’da sona eren ve Primetime Emmy adayı olan bu komedi dizisi, nostalji uğruna yeni bölümlerle geri dönüyor. Zach Braff ve Donald Faison, bir kez daha doktor önlüklerini giyerek Sacred Heart Eğitim Hastanesi’ne dönüyor. Yeni tıbbi talihsizlikler ve elbette bolca iç ses anlatımı da cabası. Anlaşılan, J.D. ve Turk sonunda o meşhur “erkek randevusunu” gerçekten yapabilecekler.
Monarch: Legacy of Monsters (2. Sezon) – 27 Şubat
Apple TV
Devam eden Monsterverse serisi, Titanlar arasındaki yeni çatışmalarla televizyona geri dönüyor: Kong’lar, Godzilla’lar ve diğer öfkeli dev yaratıklar sahneye çıkıyor. Bu sezonda kötücül bir tehdit, büyük maymunun yuvası olan Skull Island’a musallat oluyor ve yaratıkların peşindeki insanları yeniden bir araya getiriyor. Ayrıca denizlerde ortalığı kasıp kavuran, gizemli bir deniz canavarı hikâyeye katılıyor. Wyatt ve Kurt Russell yine kadroda yer alırken; Shōgun dizisinden Anna Sawai, Kiersey Clemons, Ren Watabe ve Anders Holm da eşlik ediyor.
American Love Story: John F. Kennedy Jr. and Carolyn Bessette – Şubat
FX
Eğer 90’lı yıllarda John F. Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette’in en zirve dönemlerine tanıklık ettiyseniz; fırtınalı ilişkilerini, paparazziler tarafından takip edilen New York yaşamlarını ve Georgia’daki Cumberland Island’da bulunan küçücük bir şapelde gerçekleşen muhteşem düğünlerini hatırlıyorsanız, yapımcı Ryan Murphy’nin bu ilişkiyi ve trajik sonuyla ilgili duyduğu hevesi iyi anlayacaksınız. (Çift, John’un kullandığı uçağın Atlantik Okyanusu’na düşmesi sonucu 1999’da hayatını kaybetmişti.)
Eğer bu ikiliyi (özellikle de Carolyn’i) dönemin stil ikonları olarak yeni keşfeden bir Z kuşağı üyesiyseniz, Amerika’nın en büyük trajedilerinden birinin hikâyesine hoş geldiniz.
Scarpetta – 11 Mart
Prime Video
Ona Kay Scarpetta denir. Tıp bilimi, alandaki en son teknolojiler ve otopsi masasında kimsenin yanına yaklaşamayacağı bir ustalıkla “katil kim?” sorusunun peşine düşen, İtalyan kökenli Amerikalı, parlak bir adli patolog. Patricia Cornwell’in çok satan polisiye romanları, bu kez başrolde Nicole Kidman’ın yer aldığı cesur bir uyarlamayla ekranlara taşınıyor.
Kadrodaki yıldızlar bununla kalmıyor: Jamie Lee Curtis, Kay’in kız kardeşini; Ariana DeBose, yeğenini; Bobby Cannavale, eski bir dedektifi; Simon Baker ise bir FBI profil uzmanını canlandırıyor.
Imperfect Women – 18 Mart
Apple TV
Araminta Hall’un 2020 tarihli romanı, Kerry Washington, Elisabeth Moss ve Kate Mara’nın başrollerini paylaştığı, yıldızlarla dolu prestijli bir dizi uyarlaması olarak ekrana geliyor. Dizide, yıllar boyunca bir arada içki içerken zamanla biriken kıskançlık ve bastırılmış kırgınlıkları ustalıkla gizleyen üç yakın arkadaşın hikayesi anlatılıyor.
Ancak bir cinayet olayı devreye girince, saklanan sırlar birer birer ortaya çıkıyor ve ortalık tamamen karışıyor. Roman, Rashomon’u anımsatan bir yapı ile ilerliyor; her kadına kendi bakış açısını detaylıca anlatma imkanı tanınıyordu. Dizinin de bu çoklu bakış açısını devam ettirip ettirmeyeceği henüz bilinmemektedir.
Rooster – Mart
HBO Max
Son zamanlarda Steve Carell’ı televizyonda her gördüğümüzde, istemsiz olarak onu Michael Scott olarak hatırlıyoruz. Düz drama denemeleri genellikle komedideki doğal cazibesini yeterince yansıtamıyor. Ancak Scrubs, Ted Lasso ve Shrinking’in yaratıcısı Bill Lawrence ile Matt Tarses’in imza attığı bu yeni dizi, Carell için komedi ile dram arasındaki o ideal dengeyi yakalayacak gibi görünüyor.
Carell, sahil kasabalarında romanlarıyla ünlenen yazar Greg Russo’yu canlandırıyor; Greg, üniversitede sanat tarihi dersleri veren yetişkin kızı Katie (Charly Clive) ile arasındaki sorunlu ilişkisini onarmaya çalışıyor. Danielle Deadwyler, Katie’nin meslektaşlarından birine hayat verirken; John C. McGinley okulun rektörünü; Ted Lasso’dan tanıdığımız Phil Dunster ise Katie’nin gösteriş meraklısı, ayrılmış eşini canlandırıyor.
Malcolm in the Middle: Life’s Still Unfair – 10 Nisan
Disney+
Malcolm hayranları, televizyon başına! 2000’lerde izleyicilerin gönlünde taht kuran Fox sitcomu, dört bölümlük özel bir devam projesiyle geri dönüyor. Başta Malcolm’u canlandıran Frankie Muniz, annesi Lois’e hayat veren Jane Kaczmarek ve Malcolm’un babası Hal rolündeki Bryan Cranston, orijinal kadronun büyük kısmıyla yeniden bir araya geliyor. Görünüşe göre anne ve baba, 40. evlilik yıldönümlerini görkemli bir şekilde kutlamaya karar veriyor ve dahi oğullarının da mutlaka orada olmasını istiyor; ancak bu, sanıldığı kadar kolay olmayacak.
Margo’s Got Money Troubles – 15 Nisan
Apple TV
Rufi Thorpe’un çok satan romanından uyarlanan bu mini dizi, hayatta zorluklarla yüzleşen bekar anne Margo’nun (Elle Fanning) hikâyesini merkezine alıyor. Margo, düşüncesiz bir ilişki sonrası beklenmedik bir hamilelikle karşılaşır ve bebeğini tek başına büyütme mücadelesi veriyor. Ailesi de çocuk yetiştiriciliği konusunda pek yardımcı olacak durumda değil: Annesi (Michelle Pfeiffer) eski bir Hooters garsonu, babası (Nick Offerman) ise yarı profesyonel bir güreşçi. Ancak faturaların artmasıyla birlikte Margo, hayata duyduğu öfke ve çaresizlik duygusunu OnlyFans’ta başlattığı ilginç ama oldukça başarılı bir girişime dönüştürüyor. Dizinin showrunnerlığı, Pfeiffer’ın eşi olan televizyon dünyasının efsane isimlerinden David E. Kelley tarafından üstlenilirken, Nicole Kidman da kadroda yer alıyor.
Widow’s Bay – 29 Nisan
Apple TV
Yazar-yapımcı Katie Dippold (Parks and Recreation) ve yönetmen Hiro Murai (Atlanta), başrolünde Matthew Rhys’in yer aldığı bir korku-komedi projesine imza atıyor. Rhys, New England açıklarındaki bir adayı turistik bir cazibe merkezi haline dönüştürmek isteyen küçük kasaba belediye başkanını canlandırıyor. Ancak adada yaşayanlar bu fikirle pek de sıcak bakmıyor; çünkü kadim bir lanet olduğuna inanıyorlar. Stephen King romanlarıyla Northern Exposure tarzı bir sitcomun ilginç bir harmanını yaratmaya çalışıyor bu proje.
Euphoria (3. Sezon) – Nisan
HBO Max
Dört yıllık bir aradan sonra geri dönen fenomen dizinin üçüncü sezonu, karakterlerin en son gördüğümüz noktadan beş yıl sonrasında başlıyor. Bu değişim, Rue (Zendaya), Jules (Hunter Schafer), Lexi (Maude Apatow), Nate (Jacob Elordi), Cassie (Sydney Sweeney) ve Maddy (Alexa Demie) için yeni bir başlangıç sunarken, Nate ve Cassie’nin evliliği, Rue’un bir uyuşturucu satıcısına olan borcu ve Maddy’nin bir dans kulübüyle olan ilişkisi gibi hikâyeleri beraberinde getiriyor. Dizi, viral içerik üreticisi ve eski egzotik dansçı Trisha Paytas’ın da konuk oyuncu olduğu 18 yeni ismi kadrosuna katıyor. Eğer karmaşa arıyorsanız, Euphoria bunu fazlasıyla karşılayacak gibi görünüyor.
Man on Fire
Netflix
Eğer bize daha önce A.J. Quinnell’in 1980’lerde popüler olan aynı adlı gerilim romanının bir dizi versiyonu gerekip gerekmediğini sorsaydınız, kesin bir “hayır” derdik. Ancak sorunlu eski Özel Kuvvetler askeri John Creasy’ye Yahya Abdul-Mateen II‘nin hayat verdiği ve Creed II’nin yönetmeni Steven Caple Jr. imzasını taşıyan bu yeni yorum oldukça ilgi çekici görünüyor. Dizi, Bobby Cannavale, Scoot McNairy ve Alice Braga’nın da rol aldığı bir kadroda, Creasy’nin koruması altındaki genç karakteri canlandıran yeni yetenek Billie Boullet’e özellikle dikkat etmekte fayda var.
Elle
Prime Video
Legally Blonde evrenine yapılan bu dönüşün arkasında Reese Witherspoon’un yapım şirketi Hello Sunshine olduğuna göre, projenin güvenli ellerde olduğunu söyleyebiliriz. Yeni dizi, Witherspoon’un bizzat seçtiği Lexi Minetree’nin canlandırdığı genç Elle Woods’un Bel Air’deki lise yıllarına odaklanacak. Alsında bolca pembe renk, havuzlar, partiler ve tatlı görünümünün ardında son derece hırslı olan Elle’in başarı hikâyesi izleyiciyi bekliyor.
The Bear (5. Sezon)
Hulu
The Bear, Amerika’nın en çok odaklanılan dizisi unvanını belki kaptırmış olabilir (artık oldukça eğlenceli bir başka dizi olan The Pitt), ancak Sydney’nin (Ayo Edebiri), Carmy’nin (Jeremy Allen White), Richie’nin (Ebon Moss-Bachrach) ve ekibin hikâyesini anlatan yeni bölümleri dört gözle beklediğimizi kimse iddia edemez. Geçtiğimiz sezon gerçekten büyük bir anla sona ermişti: Carmy, restoranın kontrolünü Syd’e devrediyor ve mutfaktan uzaklaşıp çözülmesi gereken ciddi duygusal sorunlarıyla yüzleşmeye karar veriyordu. Bu karar, pratikte nasıl sonuç verecek? Bunu öğrenmek için sabırsızlanıyoruz.
Beef (2. Sezon)
Netflix
Lee Sung Jin imzalı Beef, 2023’te ilk defa yayınlandığında, yüzünüze soğuk bir çiğ et parçasıyla atılmış tokat kadar sarsıcıydı. Bunu bir övgü olarak söylüyoruz. Dizi, özgün, cesur, zekice ve kaygan bir yapıya sahipti… Tonu ve hikâyesi sürekli bir adım önde gidiyor, izleyiciyi de bu tempoya yetişmeye zorluyordu. İntikam arzusuyla beslenen iki zıt karakterin ve planlarının onları nasıl sarhoş edip neredeyse yok oluşa sürüklediğinin hikâyesi, Steven Yeun ve Ali Wong’un ustaca performansları sayesinde uzun süre akıldan çıkmadı. Kısıtlı bir dizi olarak geri dönmesini pek beklemiyorduk; hatta Beef, şimdi antoloji formatında, bu kez kadrosunda Oscar Isaac ve Carey Mulligan’ın yer aldığı yepyeni bir hikâyeyle geri dönüyor.
Blade Runner 2099
Amazon
Denis Villeneuve, Ridley Scott’ın bilimkurgu sinemasında çığır açan Blade Runner’ını 2017’de çektiği Blade Runner 2049 ile genişletip derinleştirirken, hayranlar distopik dünyalarda dolaşan replikaları ve ödül avcılarını son bir kez daha göreceğimiz umudunu taşımıştı. Neyse ki bu dizi, hikâyeyi 50 yıl ileri taşıyor; androidlerin hâlâ elektrikli koyunlar düşlüyor olabileceğini ve “blade runner” olarak bilinen seçkin kolluk kuvvetlerinin yine yoldan çıkan robotların peşine düştüğünü tahmin etmek zor değil. Ayrıntılar henüz sınırlı, ancak hikâyenin geçtiği yılı ve Hunter Schafer, Michelle Yeoh ile Furiosa’dan Tom Burke’ün de kadroda yer aldığını biliyoruz.
Buffy the Vampire Slayer: New Sunnydale
Hulu
Sarah Michelle Gellar, Buffy Summers olarak geri dönüyor; vampirler, hortlaklar, iblisler ve doğanın diğer yaratıklarıyla yine başı dertte olacak. Söylentilere göre efsanevi avcı, bir zamanlar yuvası olarak bildiği yere geri döndüğünde, eski Hellmouth civarında hayatın hâlâ tüm hızıyla sürdüğünü keşfediyor. Dizinin yürütücü yapımcıları arasında Gellar’ın yanı sıra yönetmen Chloé Zhao ve Dolly Parton da var.
The Comeback (3. Sezon)
HBO
Pek çok dizi sezonlar arasında ara verir; ancak bunu tam on yıl boyunca yapan az sayıda örnek vardır. İşte bu nedenle Lisa Kudrow’un bir zamanların televizyon “it girl”ü Valerie Cherish’i canlandırdığı mockumentary türündeki The Comeback, Hollywood’un kadın yıldızlardan beklentilerinin nasıl sürekli değiştiğini acımasızca hicvetme fırsatını buluyor.
2005’te yayımlanan ilk sezonda, 40 yaşındaki Cherish’in bir network sitcom’unda anneannevari bir karakteri üstlenmesi ve aynı zamanda henüz emekleme dönemindeki reality TV dünyasında kendi yolculuğunu belgelemesi anlatılıyordu. 2014’te gelen ikinci sezon ise Cherish’in, bu sefer platform çağının “prestijli” komedi-dramaları arasında kendine yer bulma çabasını ele alıyordu. Geçen on iki yılın ardından sosyal medya yıldızlarının eğlence sektörünü yeniden şekillendirdiği bir ortamda Valerie Cherish bu kez nereye konumlanacak? Bunun yanıtını öğrenmek için sabırsızlanıyoruz.
DTF St. Louis
HBO Max
Bu mini dizi, Orta Amerika’da yaşayan, sıkılmış ve hayal kırıklığı içindeki evli çiftleri (Jason Bateman, Linda Cardellini ve David Harbour) merkezine alıyor. Karakterler, kendilerini evlilik dışı bir ilişki içinde buluyor; ancak birisi ansızın ölüyor.
Yaratıcı Steven Conrad’ın (kült dizi Patriot ile tanınıyor) çoğu yapımında olduğu gibi, burada da görünenin ötesinde bir şeyler yatar. Dizi, tuhaf, kara mizah yüklü ve zaman zaman düpedüz karanlık bir ton taşıyacak gibi görünüyor. Oyuncu kadrosunda, ölümü soruşturan dedektif rolünü üstlenen Richard Jenkins’in de bulunduğu bu yapımda, hikâye nereye giderse gitsin peşinden gitmeye hazırız.
East of Eden
Netflix
1955 yılında Elia Kazan, John Steinbeck’in başyapıtını sinema uyarlamasıyla, başrol oyuncusu James Dean’e En İyi Erkek Oyuncu adaylığı da dahil dört Oscar adaylığı kazandırmıştı. Yıllar sonra, bu kez Kazan’ın torunu Zoe Kazan, eseri televizyona uyarlamakla görevli; kendisi projeye senarist ve yürütücü yapımcı olarak da katkıda bulunuyor.
Dizide Florence Pugh, anneliği terk edip bir genelev patroniçesi olarak yaşamayı seçen Trask ailesinin karmaşık ana figürü Cathy Ames’i canlandırıyor. Christopher Abbott, onun geride bıraktığı eşi Adam rolünde; Mike Faist ise Adam’ın kardeşi Charles olarak ekranlara gelecek. Ancak asıl odak, lanetli ikizler Aron ve Cal rollerini üstlenen genç oyuncular Joe Anders ile Joseph Zada üzerinde olacak. Dizi, bu iki karakter aracılığıyla kuşaklar arası büyük trajedinin tüm ağırlığını ekrana taşımayı hedefliyor.
For All Mankind (5. Sezon)
Apple TV
Ronald D. Moore’ün yarattığı, alternatif evrende geçen uzay yarışını konu alan bu harika bilimkurgu dizisinin en son bıraktığımızda; Mars kolonisi isyancıları, değerli bir asteroidi büyük bir “soygunla” ele geçirmiş, ardından çıkan isyan neredeyse bir kişinin ölümüne yol açmış ve NASA’nın eski başkanı kelepçelenerek tutuklanmıştı.
Beşinci sezonun, önceki finalin hemen ardından başlayacağı ve hikâyeyi 2012 yılına taşıyacağı öngörülüyor. Kızıl Gezegen’de insan varlığının akıbeti bu kez güvence altında gibi görünse de bunun ne kadar süreceği belirsiz. Dizinin ilk günlerinden beri kadroda yer alan Joel Kinnaman, Krys Marshall ve Wrenn Schmidt’in, Apple TV yapımı bu drama dizisinin muhtemel final sezonu için geri dönmesi bekleniyor.
Half Man
HBO Max
Richard Gadd’in Baby Reindeer ile kazandığı büyük başarıdan sonra, yazar-oyuncunun bir başka projeye geçişi merakla bekleniyordu. Yanıt, daha sert ve yoğun bir drama oldu: HBO ve BBC’nin ortak yapımı, yıllarca süren bir husumet barındıran iki kardeşin hikâyesini anlatıyor. Kardeşlerden biri, diğerinin düğününe davetsiz bir şekilde katılınca kaybolan yılların problemleri yeniden gündeme geliyor.
Kardeşlerden birini Jamie Bell canlandırırken, diğerine Richard Gadd hayat veriyor. Gadd’ın rolü için ciddi bir form tuttuğu da dikkat çekiyor.
The Hunting Wives (2. Sezon)
Netflix
Netflix’in sürpriz hiti; yalan söyleyen, aldatan, öldüren ve birbirleriyle öpüşen Teksaslı kadınlardan meydana gelen grubun yeni hikâyesiyle geri dönüyor. Bestseller romanları andıran gerilimlere eğlenceli bir bakış açısı getiren dizi, küçük kasaba sırlarını çoğu zaman göz ardı ederek ana karakterlerin ilişkisine odaklanıyor.
İlk sezon beş cesetle sona ermiş olsa da, senaristlerin yanıtlaması gereken hâlâ bir sürü soru var. Yeni kadın karakterlerin gruba katılacak olması ise oldukça ilginç bir durum.
Spider-Noir
Prime Video
Spider-Man: Into the Spider-Verse filminde Nicolas Cage’in seslendirdiği alternatif Örümcek Adam versiyonu aklınızda mı? Hayranların favorisi olan bu karakter, Cage’in Ben Reilly rolünü tekrar canlandırdığı canlı çekim diziyle kendi yoluna çıkıyor. 1930’larda geçen hikâyede Reilly, özel dedektiflik yaparken bir yandan da kostümlü bir süper kahraman olarak mafya elemanları ve suçlularla savaşıyor.
Çizgi romanlara ya da Spider-Verse filmlerine çok hakim olmasanız bile, bu projenin nostaljik bir suç filmi atmosferinde son derece eğlenceli bir deneyim vaat ettiğini söyleyebiliriz. Dizinin oyuncu kadrosunda Brendan Gleeson, Lamorne Morris, Jack Huston, Lukas Haas ve Sinners’dan Li Jun Li gibi isimler yer alıyor.
Something Very Bad Is Going to Happen
Netflix
Duffer Kardeşler, epik bir serüvene dönüşen Stranger Things’in ardından, Haley Z. Boston’ın yapımcı olduğu bu “düğün temalı” korku dizisiyle geri dönüyor. Dizi, büyük günlerine hazırlanan bir gelin ve damadın hikâyesini merkezine alacak; ancak nikâh kıyılmadan önce ciddi bir engelle yüzleşmeleri gerekecek.
Peki bu evliliği tehdit eden şey ne? Henüz bilmiyoruz. Ancak dizinin adı ve Boston’ın daha önce Guillermo del Toro’nun Cabinet of Curiosities projesindeki deneyimi göz önüne alındığında, karşılaşacakları şeyin son derece karanlık ve tehlikeli olduğu tahmin edilebilir.
Ted Lasso (4. Sezon)
Apple TV
Ted Lasso’nun üçüncü sezonunun dizinin finali olacağı konuşuluyordu. Görünüşe göre AFC Richmond ekibi sahaya geri dönmeye hazır. Apple; ödüllü dizinin dördüncü sezon çekimlerinin başladığını, Jason Sudeikis, Hannah Waddingham, Juno Temple ve Jeremy Swift’in Amerika’daki bir restoranda çekim yaparken görüntülediği bir video ile doğruladı.
Yeni sezonun bir işyeri komedisine dönüşüp dönüşmeyeceği şu an için belirsiz. Ancak Brett Goldstein ve Nick Mohammed gibi dizinin diğer önemli oyuncularının da bu “uzatma dakikaları” niteliğindeki yeni bölümler için geri döneceği konuşuluyor.
Vladimir
Netflix
Rachel Weisz ile The White Lotus’la tanışan Leo Woodall, Julia May Jonas’ın 2022’de yayımlanan aynı adlı romanında başrolde yer alıyor. Hikâye, akademisyen eşinin öğrencilerle uygunsuz davranışlarla suçlanmasının ardından evliliği krize giren bir profesöre odaklanıyor. Bu süreçte profesör, üniversitenin kadrosuna yeni katılan çekici genç bir romancıya karşı derin bir takıntı geliştirmeye başlıyor.
Eğer mini dizi, kitabın kapağı kadar bile ima yüklüyse, yılın en cesur ve ateşli dramalarından biriyle karşılaşabiliriz.
Yellowjackets (4. Sezon)
Paramount+
Lost’tan bu yana, bir uçak kazasından kurtulanların doğanın ortasında bu kadar ruhsal ve akıl karıştırıcı deneyimler yaşadığı başka bir dizi yoktu. Tek farkla: Bu kez işin içinde yamyamlık, eşcinsel aşk hikâyeleri ve grunge döneminden müzikler var.
Wiskayok Lisesi kız futbol takımının hayatta kalan üyeleri, en son dış dünyayla iletişim kurmanın ve kurtarılmanın mümkün olduğuna inandıklarında, 2020’lerdeki yetişkin hâlleri gizemli bir “şey”in sonraki nesillere aktarılıp aktarılamayacağını çözmeye çalışıyordu. Bu dizinin final sezonunda, yapımcılar Ashley Lyle, Bart Nickerson ve Jonathan Lisco’nun Lost’un yapamadığını yaparak tüm açık uçları tatmin edici bir şekilde bağlamasını umuyoruz.
